Ortaokulda Siyah Lale’yi okuduğumda çok etkilenmiş ve beğenmiştim. Alexandre Dumas’nın başka kitaplarını mutlaka okumalıyım demiştim. Yıllar sonra bu zaman nasip oldu. Gerçekten çok çok iyi bir kitap. Bu kadar kalın bir kitap okumaya başlamadan, insan sıkılmadan okuyabilir miyim acaba diye düşünmeden edemiyor. Olaylar o kadar akıcı bir dille anlatılmış ki sıradaki bölüme çoktan başlamış oluyorsunuz. Ara sıra çeviri kaynaklı olduğunu düşündüğüm anlatım bozuklukları olsa da göz ardı edilebilir şeylerdi. Konuya gelirsek klasik karakterli iyi çocuğun başına gelen talihsiz birtakım olaylar sonucunda yaşadıkları. Aslında ana karakter bakıldığında kutsal kitaplarda belirtilen iyi insan modeli ve başına gelenlerle de iyi kalmayı başarmış, gerçek hayatta ne yazık ki bu kadar iyilik meleğine dönüşmüyor insanlar. Pek çok alıntı yaptığım bir serüven oldu. Vaktim olursa filmi ya da dizisine göz atmayı düşünüyorum. Okuyun mutlaka, pişman olmayacaksınız.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“..Kont, insan ölürken kendini kötü hissediyor mu?”
“Evet, hiç kuşkusuz, inatla yaşamak isteyen o ölümcül kılıfı aniden yırtarsanız kendinizi çok kötü hissedersiniz. Bedeninizi bir hançerin fark edilmez dişlerinin etkisiyle inletir, beyninizi yolunu şaşırmaya her an hazır olan o akılsız mermiyle delersiniz, elbette acı çekersiniz ve umutsuz can çekişmenizin ortasında bu kadar pahalıya mal olan bir huzurdan daha mükemmel bulacağınız hayatı berbat biçimde terk edersiniz.