Yeraltından Notlar, insanın iç karanlığını teşhir etmekten çok, bu karanlığı yücelten uzun bir iç döküm gibidir. Anlatıcı, acısını derinlik sanarak sürekli kendini tekrar eder; öfke ve aşağılanma duygusu içgörü üretmek yerine kısır bir döngüye hapsolur. Dostoyevski’nin bilinçli olarak kurduğu bu rahatsız edici ses, okuru sarsmaktan çok tüketir; metin, insan ruhunu çözümlemekten ziyade kendi çürümesini anlatmaktan haz alan bir zihnin yankısına dönüşür.