İnsan nedir? sorusuna yeniden eğilmek ve insanın kendini tanıması ve kendine yolculuğu konusunda çok çok çalışmak gerekiyor. Aksi takdirde insanın makineleşmesi orijinal insan bulma fırsatımızı ortadan kaldıracak
Klasik fizik, doğrusal sistemleri çözmede kendi dairesinde başarılı oldu fakat gerçek dünya doğrusal sistemleri içermiyor. Yapay bir kurallar ve semboller sistemi olan klasik matematik de yapısı gereği doğadaki olguları siyah-beyaz olarak niteliyor. Böyle olunca bilimsel bulgular ya doğru ya da yanlış olarak tanımlandı. Yasalar, yönetmelikler kurallar tanımlanırken sıfır-bir yaklaşımı baskın oldu. Bilim hatta teknoloji asırlarca, "Şu etkide bulunursak bu sonucu alırız," denklemine sıkıştırıldı. Bilimin mevcut kapasitesi gereği anlaşılmayan bazı şeyler metafizik deyip geçiştirildi. Oysa ışınlanma gibi bilimkurgu veya metafizik sayılan şeyler zamanla fiziğin konusu olabilecek. Bir anlamda fizik büyüyünce metafizik olacak ve bugün metafizik denilen bazı şeyler ilerde karşımıza fizik olarak çıkabilecek.
Başkalarına bir şekilde güç getirmenin yolu bulunabiliyor ancak kendine güç yetirmek yaşamın en güç mesaisi. Çünkü kalbimizdeki uyumsuzlukları uyumlu hâle getirip su gibi akmak zor. Çünkü insan seçim yapıyormuş gibi görünse de çoğunlukla hazır ya da dayatılan seçenekleri kullanıyor. Kendi hayatı zannederek verilen rolü oynuyor Seçtiğini sandıklarıyla kendi çapında gölge benler yaratıyor.