24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzalandıktan sonra Türk heyetinin salonda bulunmadığı bir sırada karşı taraf devletlerin delegasyonunda yer alan birinin:
" Türkler bu anlaşma ile hak ettiklerinden fazlasını kazandılar" demesi üzerine, İngiliz heyetinin başında bulunan zat:
Eğitimden, sermayeden, sanattan yoksun, ticaretten anlamayan bir halkın, kazandıklarını elinde tutması mümkün değildir. Her şeyi başlarındaki önderle sağladılar. O da sonsuza kadar Türklerin başında kalamayacağına göre, kaybettikleriniz için üzülecek bir şey yok, "diye cevabını verdi.
İnsanlar, anne ve babalarının ölümlerini bile unutabilirler, fakat toprak kaybını asla unutmazlar. Aradan 80 Yıl geçmesine rağmen hala ikide bir Musul, Kerkük diye sızlanmaların sebebi niye? İşte bunun için... Kaybedilmiş, geç kalınmış şeyler işte böyle paslı çivi gibi milletin kafasından çıkmaz.
Ulusçuluk, ulusal günlerde tören izlemek, her türlü ulusal karşılaşmada heyecanlanmak, kaybedince de derin bir hüzne bürünmek değil; Türk Milletinin haklarını yabancılara yedirmemektir.