Beyaz Gemi
Beyaz Gemi Cengiz Aytmatov’un 1970 yılında yayınlanan romanıdır. Kitap, küçük bir Kırgız çocuğunun San-Taş Vadisi’ndeki dedesiyle olan yaşamını konu alır. Kitapta bir balığa dönüşüp vadideki ırmaktan babasının da orada olduğunu ve onu karşılayacağını düşündüğü Isık-Göl’e kadar yüzmek isteyen, hayal gücü geniş küçük çocuğumuz başkahramandır. Bir de onun çalışkan, dürüst, bir o kadar da nahif ruhlu, dedesi vardır ki dedesi çocuğa güzel mi güzel Boynuzlu Geyik Ana’nın hikayesini anlatır.
Kitapta başlangıçta dededen dinlediğimiz tatlı Boynuzlu Geyik Ana efsanesinin kitabın sonlarına doğru modern hayat gerçekleriyle yıkılışını gözlemliyoruz. Bu sırada vadide var olan 3 haneden birinde yaşayan ve oradaki tek çocuk olan başkahramanımız yalnızlığının çaresini oradaki arkadaşları olan bir dürbün, bir kaya parçası ve bir çanta ile geçirmeye çalışıyor. Onlarla oynamadığı vakit dedesinin geyikli hikayelerini dinleyen çocuğumuz birbirlerinden ve kahramanımızdan ayrı kendi hayatlarını kurmuş olan anne ve babasının yokluğunda bu şekilde günlerini geçiriyor. Her çocuğun hayal gücü yüksektir ama bu sefer bu durumun kahramanımız için kaçınılmaz olması gerektiğini anlıyoruz. Kendi beyni ve hayal gücü olmadan oynayabileceği hiçbir arkadaşı yok. Etrafındaki yetişkinlerin ise kendi yaşam mücadeleleri ve sorunlarıyla uğraşmaktan çocukla çok ilgilendikleri söylenemez.
İşte bu durumda kahramanın tek arkadaşı dedesi diyebiliriz. Aralarındaki jenerasyona dayanan zaman farkına rağmen dedenin çocuksu, saf ruhu onu çocukla aynı frekansa alıyor. Aslında dedenin karakteri çeşitli erdemleri yansıtıyor. Zira dedenin kendisi saygılı, çalışkan, cana yakın ve dürüst biri. Dilinden düşürmediği ve tüm inanç sisteminin temeline yerleştirdiği geyik ana efsanesi de insanların yaptığı