Bulmak için aramak lazım diyorlar, aramak için de kaybettiğini bilmek. Ruhuna üflenen nefesi kendi içinde kaybettiğini bilmeyen, kendi dışında neyi arasa ne bulacak sanki?
Çünkü sorun, hayatından memnun olmamakta değil, ona daha fazla anlam katabilmekte, kendini geliştirmekte, hayatı yaşarken kendimiz olabilmekte düğümleniyordu.
Güçlenmekten, güçlü ve yetkin görünmekten korkmak, kendini gizlemek, sesini duyuramamak, dıştan bakan gözlere göre kendini uyarlamaktan doğan yılgınlık, öğrenilmiş çaresizlikler, dış beklentilere göre kendini uyarlamaktan kaynaklanan yorgunluk, ben-sizlik... Çatlakları oluşturan güçlükler...
Amaç gördüklerimizi çoğaltmak, çevreye ve özellikle de çatlaklarımıza değişik perspektiflerden bakabilmek: Kırık ayna ve camların bileşkesinden doğan farklı figürler, şekiller, çoğalan resimler, bakış açıları ve kırıklardan sızan ışığın oluşturduğu şekiller... kaleydoskopu biraz çevirerek çatlaklarımıza farklı yönlerden bakabiliriz. kaldı ki hayata da...