Doğru olduğuna inandığım şeyi yapıyorum; yaslandığım güç bu. O yüzden, herkesten daha güçlüyüm, evren bana karşı birlik olsa dahi onlardan daha güçlüyüm. ‘Hiç kimse özgür olabilecek kadar yalnız değildir,’ diyen o ermiş var ya, onun kast ettiği kişi kadar yalnız ve güçlüyüm ben.’ ‘Bu dünyadaki en güçlü insan tam anlamıyla tek başına olan insandır,’ diyen o yazar var ya, onun cümlesindeki kişiyim.
Konuşmayacağım. Hiçbir şey söylemeyeceğim onlara. Dilimi ısırdım. Bir et parçası gibi kanatıp kopardım dişlerimle. Ses yenir mi? Ben yedim. Çiğneyip tükürdüm sesimi. Bu hücrede sesimi bıraktım. Kulaklarım sessizliği duyuyor ama. Etim acıyı duyuyor. Kalbim sızıyı duyuyor. Burası karanlık. Gözlerim bağlı kadar karanlık. Dışarda ışık var mı? Sahi, sen beni duyuyor musun? Sesimi gören var mı?
Hayatı, gideceğini başından beri bildiğim ama için için beni bırakmayacağını ummayı seçtiğim bir serserinin rüzgârına kapılır gibi yaşadığımı ancak o zaman kavrayabildim. Onu sandığımdan fazla önemsediğimi de.