Senenin ilk incelemesini en sevdiğim kadın yazar Agatha'nın pek okunmayan ama oldukça güzel olan bu kitabına yapmak istiyorum ki böylece birileri görüp bu eseri okumaya karar verip kaliteli zaman geçirebilirler.
Kitapta hepimizin bayıldığı Poirot ya da Miss Marple karakterleri yer almıyor, tanıdık olan tek Kişi Başmüfettiş Battle. Kitaba son bölümlerde dahil olsa da onu görmek beni sevindirdi çünkü kendisinin babacan tavrını ve zekasını çok seviyorum. Kitapta ana karakterimiz ve cinayetleri araştıran kişi Luke isimli bir polisti. Luke trende tanıdığı kadının söylediklerini ve ardından bir cinayete kurban gitmesi üzerine kadının kendisine bahsettiği Ashe köyüne gider ve bahsedilen cinayetleri araştırmaya başlar. Kitapta tek bir kişi suçlu gibi gösterilse de Agatha okuyanlar iyi bilir ki suçlu asla şüphenilen kimse ya da kimseler değildir, çok daha farklı ve beklenmedik biridir. Ben de bunu çok iyi bildiğimden asla denilen iki kişiden şüphelenmedim, hep yan karakterler üzerinde yoğunlaştım ve olay örgüsü ilerledikçe de katili buldum! Eh, o kadar polisiye okumanın ve içinde dedektif yatan bir akrep burcu olmanın faydaları diyelim.
Kitap aşırı akıcı, sizi hiç sıkmıyor, konuşmaların hepsi çok önemli ve hiçbir şey uzatılmamış -ki ben Agatha'nın bu huyunu çok seviyorum; okuyucuyu gereksiz ayrıntılarda veya kurgu dışı olaylarla boğmayıp tamamen cinayete odaklanıyor ve okuyucunun ilgisi de her zaman canlı kalıyor. Konuşmaların sırası, olayların birbirini takip etmesi, bir sayfada bahsedilen şeyin sonraki sayfalarda ortaya çıkıp "Haa demek bu yüzdenmiş." tepkisini verdirmesi yine Agatha'nın dehasını ortaya koyuyor. Sonu da gayet tatlı bitti bence ki Agatha'da böyle tatlı sonlara ben pek alışkın değilimdir ama son satırı da okuyunca gülümsedim. Baştan sona güzel kurgulanmış,
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖