Kitap, üç erkek arkadaşın keşif amacıyla Kadınlar Ülkesi'ne gitmesini anlatıyor. Adından da anlayabileceğiniz üzere bu ülkede sadece kadınlar yaşıyor ve yerliler dahil kimse bu ülke hakkında detaylı bilgiye sahip değil. Kitap ise bu üç erkek arkadaştan birinin ağzından yazılmış.
Açıkçası bu kitaptan beklentim çok yüksek değildi ve biraz klişe olacağını düşünmüştüm. Erkeklerden haz etmeyen ve kendi başlarına yaşayan bir kadınlar topluluğu... Yazarımız beni bu konuda yanıltmayı başardı. Dış dünyayla iletişimi olmayan ve dış dünya hakkında hiçbir bilgisi olmayan, sadece kadınlardan oluşan bir ülke bu üç erkek misafiri nasıl karşılayacaktı?
Kitap ile ilgili en beğendiğim şeylerden biri bu ülke ile dış dünya arasındaki farklardı. Bize gayet sıradan gelen günlük yaşantımız ve Dünyanın genel durumu hakkında hiç düşünmediğimiz konular bu kitapta öyle farklı ele alınmıştı ki gerçekten hayret ettim. Arada kitabı bırakıp bu konular hakkında uzun uzun düşündüğüm bile oldu.
Kitabın beğendiğim başka bir özelliği ise üç arkadaşın kişiliklerinin farklı olmasıydı. Özellikle de kadınlara bakış açıları... Yabancı oldukları bu Kadınlar Ülkesi'nde yaşadıklarını yorumlamaları kişiliklerinden ötürü oldukça farklıydı ve bu da kitaptan daha çok keyif almamı sağladı.
Açıkçası kitabın sonu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Sanki bir sayfa daha olmalıymış gibiydi. Ama sonradan öğrendiğime göre kitabın bir devam kitabı varmış. En yakın zamanda onu da okuyacağım.
Toplumsal konulara veya kurguya ilginiz varsa kesinlikle okumalısınız.