Toplum sakindir; kesinlikle kuvvetinin ve esenliğinin bilincinde olduğu için değil, tersine kendisini zayıf ve hastalıklı sandığı için; bir çaba gösterirse ölmekten korkar. Herkes sıkıntıyı hisseder fakat hiçbirinin daha iyinin peşine düşmek için gerekli cesareti ve enerjisi yoktur; arzuları, pişmanlıkları, kederleri ve sevinçleri, ihtiyarların acizlikten başka bir şeyle sonuçlanmayan tutkuları gibidir, görünür ve kalıcı bir şey üretemez.