Eylül Şimşek

Eylül Şimşek
@eylolstdelphi
Puan vermedi·92 syf.··
2024 11. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2024 17:26
Ben Valerie Solanas’ın aşırı uç düşüncelerinde ironi ve misilleme bulunduğunu düşünüyorum. Aslında kadınlarla ilgili büyük büyük adamların bilimsel diyerek ortaya attığı safsataları -penis kıskançlığı gibi- erkeklere uyarlamış. Hala önemli çevreler tarafından kabul edilen bu safsataların erkekler için dile getirildiğinde bu kadar tepki çekmesi de manidar zaten. İnanılmaz öfkeli ve nefret dolu bir kadın. Öfkesi de zaten hayatını mahvetmiş. Fakat ben böyle bir dünyada bir kadının bu metni yazmasında adil bir taraf buluyorum. Öfkesine anlam verebiliyorum. “Valerie, kadınların en az bildiği şeyi yapmış, öfkelenmiş, bunu öğrenmeye ne çok ihtiyacımız var; kendimizden utanmadan, öfkemizi karşılayacaklardan korkmadan, çıplak, derin ve ateşli bir öfkeyle sarsılmak, bize ve başkalarına haksızlık edenlere karşı, bizi ve başkalarını incitenlere karşı sadece sabırla değil öfkeyle de karşı durmak.” -ayşe düzkan
Erkek Doğrama Cemiyeti ManifestosuValerie Solanas · Sel Yayıncılık · 20181,601 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
5/10
·144 syf.··
2024 2. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2024 04:16
Yazarın aklına bir fikir gelmiş ve o fikir üzerinden bir roman yazayım demiş ama ne yazacağını da tam bilememiş gibi… Aslında ilk kısımlar ilgi çekici ve güzeldi. Kitabın karanlık ve kasvetli havası, yaratıcı intihar fikirleri dikkat çekiciydi. Fakat “hayat çok güzel laylaylomm” şeklinde kamu spotu tarzına büründükçe sıkıcılaşmaya ve sıradanlaşmaya başladı bence. Çok kör göze parmak, basit bir roman. Sevemedim…
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2023 22:32
Kadınların sevmeyi doğuştan bildiği varsayılır. Bu varsayımla büyütülürler. Toplum olarak bunu kabulleniriz. Erkeklerse sevgiyi bilmeyen taraftır. Fakat Bell Hooks bunun doğru olmadığını, kadınların da bu konuda en az erkekler kadar cahil olduğunu anlatıyor kitabında. Kadınların kendilerini bile sevmediklerini, kendilerini sevmemeleri için toplum tarafından sistematik bir baskıya maruz kaldıklarını ve kendini sevmeyen birinin kimseyi gerçek anlamıyla sevemeyeceğini insanın kafasına balyoz gibi vurarak anlatıyor. Kadınların sevgisiz kalmaktan korkmaları, kendi değerlerini elde edebildikleri sevgiyle biçmelerini ve daha birçok konuyu özverili bir şekilde anlatıyor. Özverili deme sebebim gerçekten yazarın dilinin nahifliğinden kaynaklanıyor. Yazar ne kadınları ne de erkekleri suçlayıcı bir dil kullanmış. Sadece olanları analiz ediyor ve çözüm yöntemlerini anlatıyor. Bell Hooks sevginin farklı çeşitlerini ele alıyor kitabında. Kendini sevmek, yaşlanmayı sevmek, kız kardeşlerini sevmek, erkekleri sevmek ve kadınları sevmek... Kadınların sevgiyle olan ilişkisini birçok açıdan ele alıyor. Bunun yanında en sevdiğim bölümlerden biri de kadınların iş gücüne katılmak, kariyer yapmak ve para kazanmak isteklerinin sevgiden daha önemli olduğunun teşvik edilmesine karşı çıktığı bölümdü. Kadınların güç kazanırken sevgiden olmamaları gerektiğini anlatarak aslında çok büyük bir cesaret gösteriyor. Yazar sevgiyi elde etmenin güç kazanmaktan bile daha zor olduğunu söylüyor. Fakat bunların yanında değişen koşullara kadınların adapte olurken erkeklerin kafa yapısı olarak hala geride kaldıklarını, kadınları birçok konuda anlamadıklarını ve bu yüzden kadınların sevgi arayışının zor bir durumda olduğunu anlatıyor: " Feministler olarak erkekleri zihinlerini ve kalplerini kontrol altında
Duygu YoldaşlığıBell Hooks · BGST Yayınları · 2020148 okunma
8/10
·312 syf.··
2023 6. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2023 20:25
Kitabın 1700'lü yılların sonunda yazıldığı düşünülürse bahsedilen bazı konular şimdi tarih olmuş, bazılarıysa aradan geçen yüzlerce yıla rağmen tazeliğini koruyor. Mesela ülkemizde ve dünyada hala karma eğitim konuşuluyor ve karma eğitim vermeyen okullar var. Kitapta buna ayrıntılı bir şekilde değiniliyor ve kadın ile erkek cinslerinin birbirini tanıması için karma eğitim savunması yapılıyor. Ya da kadının kasıtlı olarak cahil bırakıldıktan sonra erkekten daha aşağı bir varlık olarak görülmesi; kadına uysallık, mülayimlik atfedilmesi, kadının gösteriş ve dış görünüş düşkünlüğüne itilmesi, kadın ve erkeğin yetiştirilme farkları gibi hala güncelliğini koruyan birçok konuyu aşırı ayrıntılı bir şekilde irdeliyor. Görüyoruz ki aradan geçen yıllarla birlikte kadınların katettiği ilerleme mükemmel olsa da, hala katedilecek çok çok uzun bir yol var. Nasıl biz büyük büyük annelerimizden yüzlerce fersah ilerideysek torunlarımızın da bizden daha ileride olması için çabalamalıyız. Beni en çok etkileyen ve üzerinde daha önce hiç düşünmediğim konulardan biri kadının "daima kadın olduğunu hatırlamak zorunda bırakılması" konusuydu. Her koşulda kadın olduğunu hatırlamak ve ona göre bir davranış biçimi oluşturmak o kadar tanıdık geldi ki. "Kadının gördüğü yahut duyduğu her şey, izlenimleri kalıcılaştırarak, duygular uyandırıp düşünceler çağrıştırarak zihne cinsiyet kazandırır." Kitapta beni rahatsız eden bir şey vardı. Kadın hakları gerekçelendirilirken kadınlardan zaman zaman o kadar nefret dolu bir dille bahsediliyor ki. "Fettan, ahlaksız, cahil".... Sürekli böyle kelimeler duymak beni çok rahatsız etti. Ayrıca tüm bu tespitler içinde erkekliğin yeterince hatta hatırladığım kadarıyla hiç eleştirilmemesi de beni rahatsız etti. Kitabın bir yanı eksik geldi bu yüzden. Gerçi o dönemde
Kadın Haklarının GerekçelendirilmesiMary Wollstonecraft · Can Yayınları · 20222,042 okunma
10/10
·288 syf.··
2023 4. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2023 18:17
Evrim hakkında özellikle halk arasında sorulan en temel sorular, herkesin anlayabileceği bir dille cevaplandırılmış. Bu zamana kadar evrim teorisinin inkar edilemeyecek bir gerçek olduğunu bilsem de mekanizmaları hakkında bu kadar ayrıntılı bilgi sahibi değildim. Okudukça şaşırdım ve birsürü yeni şey öğrendim. Özellikle canlılığın başlangıcı, evrenin ve dünyanın yaşı, gözün evrimi, insanın evrendeki varlığı konuları inanılmaz şaşırttı beni. Sadece bilimsel değil aynı zamanda felsefi birçok konuda düşüncelere iten, sindire sindire ve tadı çıkarılarak okunması gereken, üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap.
50 Soruda EvrimÇağrı Mert Bakırcı · Bilim ve Gelecek · 2020502 okunma