Bugün 3 Eylül. Yarın, 27 Haziran olacak. Dün, 5 Eylüldü. Bugünü ileride hatırlamasam, iyi ederim. Baksanıza şu anda bile söyleyecek hiçbir şeyim yok. Yıllar önce okuduğum bir çocuk kitabında, 3 Eylül tarihini heyecanla bekleyenler vardı. Geldi işte – n’oldu? Bir şey mi varmış?..
Ben bilmesem de aslında bütün bunların bir sebebi olmalı. Benim orada olmayışımın, senin burada olmayışının, arkasından koşup yetişemediklerimle erken uğurladıklarımın kalbimin aynı yerinde ukde kalmasının bir sebebi olmalı. Mevsimini şaşırıp yabancı coğrafyalarda vakitsiz ölen kuşların da şimdi penceremi zorlayan bu rüzgarın da bir sebebi olmalı. Uzayarak giden yolların ortasına düşen kayaların, sıkı sıkıya tutulmasına rağmen kaçan uçurtmaların ve gönderdiğim mektupların bir adres bulamayıp geri gelişinin bir sebebi olmalı. Sebep olduktan sonra bir inanmak kalır mı ortada?.. O hâlde bunu saklamalıyım, inancım gizli kalmalı. Ya biri gelip kapımı çalarsa?