Cemile ve Danyar'ın aşk hikayesi birçok isim tarafından "en iyi aşk kitabı" olarak tanımlansa da ben o kadar etkilendiğimi söyleyemeyeceğim. Kitaptaki olayları sadece Küçük Seyit'in ağzından dinlemek diğer karakterlerin özellikle Cemile ve Danyar'ın duygularını tam kavrayamamıza yol açıyor. Yazarin doğa ve bozkır tasviri çok hoşuma gitti. Sanki gerçekten oralara gitmiş ve oralarda yaşamış gibi hissettim. Danyar'ın bu kadar içine kapanık bir insan olmasına rağmen sevdiği kadının yanında türküye başladığı yer beni çok mutlu etti. Kırgız külttürünü de yazarin kitaba iyi bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. Cemile'nin Danyar'la birlikte gitmesini ben ne yanlış ne doğru buldum. Cemile aslında aşık olduğu için değil Kırgız kültürünün getirdiği mecburiyetten dolayı evleniyor bir bakıma. Danyar'ın burada evli bir kadına aşık olmasini sevmesem de insan aşık olacağı kişiyi seçemiyor sonuçta. Danyar'ın aşık tavırlarını okurken büyük keyif aldım ayrıca. Cemile'nin kültürlerine ve toplumun dediğine göre hareket etmesi değil de kendi kalbini dinlemesi ne kadar cesur biri oldugunu da gösteriyor diye düşünüyorum.