Eylül Ç.

Eylül Ç.
always hungry for knowledge
Hukuk Fakültesi
Ankara
15 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Atatürk'ün kafasında tam manasıyla Jean-Jacques Rousseau tipi bir cumhuriyet vardı. 1924 Anayasası'nda o cumhuriyet ortaya çıkıyor. Dikkat edin, orada Türkler diyor. Ben onun kalmasını istiyordum. Türklerden kasıt Türkler falan değil. O espriyi, o ruhu, o vatandaşlığı kaybettiğiniz için 1961'de o anayasayı kaldırarak atmışsınız. Bugün ortaya Türkiyeli diye bir laf çıktı. Abuk subuk, ne olduğu bilinmeyen, hiç tutar bir tarafı olmayan bir laf. 1924 Anayasası'nı iyi korumalıydık. İhtiyaca göre tadil etmeliydik, tabii kanuni yollardan. Bunu yapamadık maalesef.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birinci Cihan Harbi'ni sadece kaybedenler değil, aslında sözde kazananlar da kaybettiler. Dünya değişti ve bu değişen dünya birtakım acıların içinden geçmek zorunda kaldı. Bu acılar neydi? Hayatında ayakkabı giymemiş insanlar orduya girince çizme giymeye başladılar. Bunlar nasıl karşılanacaktı? Hiçbir devletin maliyesi, bu aşırı donanımlı, kalabalık orduların ihtiyacını karşılayacak durumda değildi. Para düzeni alt üst oldu; banknotlar çıktı. Bu karşılıksız basılan banknotlar harp sonunda ayrı bir ekonomik kriz dünyası yarattı. Kadınlar iktisadi hayatın içine girdiler, fabrikalara kadar gittiler; bu onları çok zedeledi, sonunda ister-istemez feminist hareket doğdu ve Batılı toplumlar taleplere cevap vermek zorunda kaldı. Bunlar Birinci Cihan Harbi'nde gösterilen fedakârlıkların onda birinin bile karşılığı değildi.
Tarih
Sıradan insanın deneyimleri karmakarışık, düzensiz, parçalıdır. Bunlar ya âşık olurlar ya da Spinoza okurlar ve bu iki deneyimin birbirlerine hiçbir katkısı yoktur. Daktilo sesi ya da mutfaktan gelen yemeğin kokusu arasında sıradan insan için bir bağ yoktur; oysa ozanın beyninde bütün bu deneyimler, her zaman için yeni bütünler oluşturur.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Dmitriy de içini çekerek: "Şu iş bir bitse!..." diye düşündü. Bu anda tam bir av partisindeymiş gibi birtakım duygulara kapılıyordu: Bir kuş vurmuştu ama, kuş henüz canlıydı. Onu öldürmek gerekti. İnsan o anda tiksinme, acıma, pişmanlık duyar. Kuş ise avcının çantasında debelenir durur: İğrenç, acınacak bir durumdur bu. İnsan onu bir an önce öldürüp, sonra yaptığını unutmak ister.
Alıntı
Filozoflarda en sevdiğim bir hal varsa o da hiçbir şakaya darılmayarak sözlerine devam etmeleridir.
Sayfa 117 - Agavni·Kitabı okudu