5. Gün
🌻 Bence iyi gidiyorum 🐝 📚 Eylüle daha çoook var. 🍂
Reklam
İş Bankası Kültür Yayınları: 1 eylüle kadar Anadolu Hayat Emeklilik üyelerine %40 indirimli Kitapyurdunda; Haziran ayı, İletişim % 35 Kabalcı %45 Pozitif %50 indirimde.. Bu hafta ise Scala %50 indirimde.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gün biter gülüşün kalır bende Anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır Yarım kalan bir şiir belkide Aykırı anlamlar arayıp durma Güz biter sular köpürür de, köpürür de Kapanmaz gülüşünün açtığı yara Uçurum olur, cellat olur her gece Her gece yeniden bir talan başlar Acı ses olur, ses deli bir yağmur Eski bir eylüle gireriz böylece Gün biter gülüşün kalır bende
gülüşün eklenir kimliğime
Gün biter gülüșün kalır bende anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma güz biter sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtğı yara uçurum olur cellat olur her gece Her gece yeniden bir talan başlar acı ses olur, ses deli bir yağmur eski bir eylüle gireriz böylece Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim, sokağı devriyeler basar bir de gülüșün eklenir kimliğime Ahmet Telli
Şiir
“Şimdi burada bir parantez açalım ve yanlış bilinen bir gerçeğin altını - tekrar - çizelim: Pek çok kişi PKK'nın 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde yaşanan ağır baskı ve işkenceler sonucu ortaya çıktığını, cezaevinde insanlık dışı muamelelere uğrayanların çıkışta PKK'yı kurduğunu sanıyor, (Medyada bu yönde fikir beyan eden çok sayıda konuşmacıya rastladım.) Yani PKK'yı 12 Eylüľe bağlıyorlar. Oysa bu doğru değil; bunlar ya PKK'nın geçmişini bilmiyorlar ya da PKK'yı masum göstermek adına olayı saptırıyorlar. Gerçek şu ki, PKK 12 Eylül 1980 darbesinden 5-6 yıl önce kurulmuş bir örgüttür. Önceleri kendilerine "Apocular" adını veren bu örgüt, 27-28 Kasım 1978'de Diyarbakır / Lice / Fis (Ziyaret) Köyündeki toplantıda PKK adının kullanılmasına karar verir. Ancak adını resmen duyurması 8 ay sonra - 29 Temmuz 1979'da Bucak Așireti lideri ve Adalet Partisi Urfa (o dönemde adı henüz Şanlıurfa değil) Milletvekili Mehmet Celal BUCAK'a suikast girişimiyle olur; bu suikast ile olay yerinde PKK imzalı bir "bildiri" bırakarak ilk defa adını resmen duyurur. İşte böyle… Ve yukarıda ifade ettiğimiz gibi, 12 Eylüle kadar 1977'lerde "Apocular", 29.07.1979'dan itibaren de "PKK" adıyla pek çok acımasız cinayete imza atmışlardır.” (Alican TÜRK, Güneydoğu’da PKK Entrikaları ve Faili Meçhuller, S:86)
ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. NURETTİN BİLİCİ'NİN, "12 EYLÜL MÜDAHALAESİ - EZBERLER VE GERÇEKLER" KİTABIMA YAPTIĞI DEĞERLENDİRME: ("EKONOMİM" İNTERNET SİTESİ, 7 EKİM 2024) 12 Eylül Doğru mu İdi, Yanlış mı İdi? (Okunan Bir Kitabın Düşündürdükleri) Afyon Sultandağlı Yazar Metin Sevil’in “12 Eylül Müdahalesi, Ezberler ve Gerçekler” isimli 2023 yılında yayımlanan kitabını ilgiyle okudum. Ben 12 Eylül öncesini bir üniversite öğrencisi olarak yaşadım ve “12 Eylül’e Giden Yol, Bir Hukuk Öğrencisinin Günlükleri” isimli kitabının da yazarıyım. 1980 öncesinde Türkiye bir iç savaşın eşiğine gelmişti. Öğrenci, polis, işçiler… ikiye bölünmüş; Faşist Komünist diye birbirlerini öldürüyorlardı. Ülkücülere karşı taraf Faşist diyordu. Ülkücüler de solcuları Komünist diye çağırıyordu. Din ağırlıklı bir rejim isteyenler ise pusuda diğer iki tarafın birbirini tüketmesini bekliyordu. 12 Eylül müdahalesinin öncesinde geçen 1976-1980 yılları arasında (4 yıl içinde) 10 binin üstünde insanımız öldü. Şehirler, kazalar, mahalleler, köyler devletin kontrolünden çıkıp sağcı veya solcu grupların kontrolü altına geçti. Her gün en az 10 insanımız ölüyordu. Türkiye; “iç savaş ha çıktı ha çıkacak” noktasına gelmişti. (1) Ekonomi yüz milyarlarca dolarlık zarara uğratılmıştı. Bu acı bilançonun en büyük sorumlusu da sürekli koltuk ve makam için kavga çıkaran, adam kayıran siyasetçilerdi. Askeri müdahale ile raydan çıkan tren tekrar rayları üzerine oturtuldu. Müdahale sonrası yapılan halk oylamasında Türk halkı %92 gibi ezici bir çoğunlukla müdahalenin doğru olduğu yönündeki iradesini ortaya koydu. Aradan 30-40 yıl geçtikten sonra iktidar “12 Eylül müdahalesinin yanlış olduğunu” söylemeye başladı ve arkasından da müdahalede bulunan askerlerin yargılanmasına karar verdi. Bu