Kimi insanlar imanı kendisine yük görür. Oysa iman bir yük değil, bir ferahlıktır. İnsan kalbinin ve zihninin imansızlık yükünü kaldırabileceği bir gücü de yoktur üstelik...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Enes b. Mâlik (ra)'dan. Şöyle demiştir: "Amcam, Enes b. Nadr (ra), Bedir. Savaşı'nda bulunamamıştı, bu yüzden: "Ey Allah'ın Rasûlu, müşriklerle çarpıştığın ilk savaşta bulunamamıştım, eğer Allah müşriklerle yapılacak bir savaşta beni hazır bulundurursa vallahi Allah benim ne yapacağımı gösterecektir." dedi. Uhud Savaşı yapıldığında Müslümanların cephesi açılıp geri çekildiklerinde, Ashabı kastederek: "Allah'ım ben, bunların yaptığından Senden özür diliyorum." müşrikleri kastederek de: "Bunların yaptığından da Sana sığınıyorum." dedi, sonra savaşa ilerledi, kendisi ile Sa'd b. Muaz karşılaştı: "Ey Sa'd b. Muaz haydi cennete, Kâbe'nin Rabb'ine yemin olsun ki ben, Uhud'un ötesinde cennetin kokusunu duyuyorum." dedi. Sa'd b. Muaz Rasûlüllah (sav)'e: "Ey Allah'ın Rasûlü, onun yaptığını ben yapamadım." demiştir. Savaştan sonra kendisinde seksen küsur kılıç, mızrak ve ok darbesi bulduk, öldürülmüş ve müşrikler tarafından organları kesilmişti, bu yüzden onu sadece kızkardeşi parmaklanndan tanıyabildi, başkası tanıyamadı. Müminlerden öyle yiğitler vardır ki Allah'a verdiği sözü doğrulamışlardır... (Ahzâb: 23) ayeti o ve onun gibiler hakkında indiği görüşünde idik." demiştir.