Brotteaux:
"Bayım!" dedi, Papaz. "Benim için büyük bir tehlikeye katanıyorsunuz. Size çok şey borçluyum, ama yazık ki kalmamın size hiçbir yararı dokunmaz. Tanrı sizden razı olsun.
Ancak bunun sizce sonsuz bir değeri olabilir. Ama Tannı kendi şanı için yapılmayan ve yalnızca doğal bir erdemin sonucu olan şeylere değer vermez. Bunun için sizden ricam, benim için yaptıklarınızı Tanrı adına yapmış gibi kabul edin."
"Sayın Peder, benim için endişelenmeyiniz." yanıtını verdi Brotteaux. "Bana karşı kendinizi hiç de borçlu duymayın. Şu an yaptıklarımı büyütüyorsunuz. Üstelik ben bunları ne sizin için, ne insanlık adına yapıyorum. Her ne kadar sevimli iseniz de, henüz sizi sevecek kadar tanımıyorum. Insanlık adına da vapmıyorum dedim. Çünkü, insanlığın bazı haklarına inanan Don Juan gibi, özgür düşünceli bir insanın böyle garip ön yargılara samanması hiç de hoş değil. Bir iyilik yaptımsa, bunu benciliğim yüzünden yaptım. Kişi, başkalarının yıkırmında kendi yıkımını görür ve başkalarına acırken aslında kendine acır. Gerek yapı, gerek alın yazısı yönünden kendine benzeyen bir insana yardım etmekle aslında kendine yardım etmiş olur. Bir husus daha var; bunu biraz da aylaklık yüzünden yapıyorum. Hayat öylesine yavan ki, her olanaktan yararlanıp eğlenmek gerekir. Daha tatlı bir eğlence bulunamadığında geriye kala kala tatsız bir insanseverlik kalıyor. Ayrıca bu yardımı, gururum yüzünden, kendimi sizden üstün kılmak için de yapıyorum. Bunu bir ateistin gücünün nelere dek vardığını göstermek için de yapıyorum."
"Yoo, kendinize iftira etmeyin. Bana kendinizi oldunuzdan başka tanıtmaya çalışmayın bayım. Şu saate kadar ben sizden çok Tanrının lütfuna erişmiş oldum, ama sizin kadar da değerli bir insan olmadığımı, benden çok değerli olduğunuzu biliyorum. Ne var ki bir noktada sizden
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bayım!" dedi, Papaz. "Benim için büyük bir tehlikeye katlanıyorsunuz. Size çok şey borçluyum, ama yazık ki kalmamın size hiçbir yararı dokunmaz. Tanrı sizden razı olsun.
Ancak bunun sizce sonsuz bir değeri olabilir. Ama Tanrı kendi şanı için yapılmayan ve yalnızca doğal bir erdemin sonucu olan şeylere değer vermez. Bunun için sizden ricam, benim için yaptıklarınızı Tanrı adına yapmış gibi kabul edin."
"Sayın Peder, benim için endişelenmeyiniz." yanıtını verdi Brotteaux. "Bana karşı kendinizi hiç de borçlu duymayın. Şu an yaptıklarımı büyütüyorsunuz. Üstelik ben bunları ne sizin için, ne insanlık adına yapıyorum. Her ne kadar sevimli iseniz de, henüz sizi sevecek kadar tanımıyorum. İnsanlık adına da yapmıyorum dedim. Çünkü, insanlığın bazı haklarına inanan Don Juan gibi, özgür düşünceli bir insanın böyle garip ön yargılara saplanması hiç de hoş değil. Bir iyilik yaptımsa, bunu benciliğim yüzünden yaptım. Kişi, başkalarının yıkımında kendi yıkımını görür ve başkalarına acırken aslında kendine acır. Gerek yapı, gerek alın yazısı yönünden kendine benzeyen bir insana yardım etmekle aslında kendine yardım etmiş olur. Bir husus daha var; bunu biraz da aylaklık yüzünden yapıyorum. Hayat öylesine yavan ki, her olanaktan yararlanıp eğlenmek gerekir. Daha tatlı bir eğlence bulunamadığında geriye kala kala tatsız bir insanseverlik kalıyor. Ayrıca bu yardımı, gururum yüzünden, kendimi sizden üstün kılmak için de yapıyorum. Bunu bir ateistin gücünün nelere dek vardığını göstermek için de yapıyorum."
"Yoo, kendinize iftira etmeyin. Bana kendinizi olduğunuzdan başka tanıtmaya çalışmayın bayım. Şu saate kadar ben sizden çok Tanrının lütfuna erişmiş oldum, ama sizin kadar da değerli bir insan olmadığımı, benden çok değerli olduğunuzu biliyorum. Ne var ki bir noktada sizden üstünüm.
Kadınları neler yapabileceklerini, dün en sevdiklerinden bir gün sonra nasıl yüz çevirdiklerini, taparcasına sevdikleri insanları nasıl kolayca harcadıklarını biliyordu.