Spinoza, Etika'da ne der? "Affectus, qui passio est, desinit esse passio simulatque eius claram et distinctam formamus ideam." Yani bize acı veren duygular, onun berrak ve kesin bir resmini çizdiğimiz anda acı olmaktan çıkar.
Sadece geleceğe bakarak yaşayabilmesi insana özgü garipliklerden biridir; sub specie aeternitatis. Bu da bazen zihnini bu görev için zorlaması gerekse de varoluşunun en zorlu anlarındaki kurtuluşudur.
Kendi "geçici varoluşunun" sonunu göremeyen insan, hayatta nihai bir hedefi de amaçlayamıyordu. Yaşamayı, normal bir hayat süren insanın aksine, geleceğe ertelemişti. Bu yüzden de iç yaşantısının tüm yapısı değişmiş ve hayatın diğer alanlarından bildiğimiz çürüme işaretleri ortaya çıkmıştı.
Yaşamda gerçekten bir anlam varsa, o halde ıstırapta da bir anlam olmalıdır. Istırap, kader ve ölüm gibi yaşamın alaşağı edilemez bir parçasıdır. Istırap ve ölüm olmadan insan yaşamı tam olmaz.