Allah ise bir törendi, kurallar bütünüydü. Salondaki vitrinin en üst rafında duran Kuran mealinin, ibadetlerin, günlük hayattaki konuşmaların içinde yer alan, başı sonu belli olan, yaygın güçlü bir fikirdi. Anne babasından ve kendini bildi bileli yaşadığı bu ortamdan öğrendiği Allah ile kendi kafasındaki tanrıyı bağdaştırmaya çalışmaktan yıllar önce vazgeçmişti.
Birine bir iyilik yaptıktan sonra kendini üstün hissetmenin verdiği bu doygunluk olmasa kimsenin kimseye iyilik yapacağı yoktu aslında.
Merhametin özü kötücüldü, bu yüzden maraz doğuruyordu.