Ah mabel sen sevgiyi ararken başka bir insanı sevgisizliğinle sınadın. Sırf bundan sebep bile asla seni anlayamayacağım...
Kitap bize hem iç savaşı hemde içsel savaşı güzel bir şekilde anlatmış.Tuna, Ada, Aras, Meriç sizler için hep dileğim o kötü olayı atlatmadan önce zamanın durması, sizin o anda o masum çocuklar olarak kalmanız olurdu. Maalesef ki zaman akıyor ve o olay arkasında birçok yaşayan ceset bırakıyor. O çocuklar büyüyor ama asla o andan ve acıdan ayrılamıyorlar. Onlarda çözümü Kuzguncuk'tan çocukluklarının, ilk aşklarının olduğu yerden ayrılmakta (kaçmakta) buluyorlar.
Kitap için beni en etkileyen kısmı Tuna'nın (Mabelimizin) ağzından dinlediğimiz bu hikayeyi en sonda her karakterin ağzından, kendi bakış açısından, kendi doğrularıyla dinliyor olmamız oldu. Bazı karakterleri ne kadar iyi analiz edebildiğimi bazıları için de bu konuda biraz eksik kaldığımı anlamamı sağladı. Bu eksiğin kitap bitmeden tamamlanması beni bu açıdan çok tatmin etti. Bu fikir karakterlere son anda da olsa daha bir derinlik kattığını söyleyebilirim.
Okumadıysanız da acileeen kitaplığınızda ve zihninizde yerini alması gereken bir kitap olarak bırakıyorum Kumral Ada Mavi Tuna'yı umarım onların hikayesini sever ve benimle de yorumlarınızı paylaşırsınıız.🩵
" Unutmak, yanlışları tekrarlatması bakımından sakıncalıdır. Aptallar, unuturlar. Unutmak cahilliğe yol açar. Kinciler, unutmaz ama bilgilerini kendilerini de yok edecek yönde yönde harcarlar. Akıllılar, unutmayan ama bilgilerini kendileri ve idealleri için olumlu enerjiye çevirebilenlerdir."
" Rumlar ve Yahudiler birbirleriyle evlenme geleneğine mi sahip değildi, neydi? Yoksa Ermeniler'le Yahudiler mi evlenmezlerdi? Müslümanlar ne yapardı? Neydi sahi? Neydi aynı mahallenin çocuklarının arkadaşlığını serbest ama aşkını imkânsız kılan gelenekler böyle?"