Büyük bir keyifle okuduğum ve tam da birtakım sorunlar yaşadığım dönemde bana gerçek bir teselli olan kitap.
Altı filozof, altı yaşantı, yüzlerce yıl öncesinde bugüne çok benzeyen meseleler ve insana büyük ilham veren düşünceler...
Sonradan dönüp bakılacak bir baş ucu kitabı bence. İlham aldığım düşünceleri bol bol not ederken, Montaigne'in de bunu kitap rafları arasında yaptığını okumak, başkalarının ne düşündüğünü gereğinden fazla dert edinirken Sokrates'in bu uğurda yaşamından vazgeçebildiğini ama fikirlerinden dönmediğini bir kez daha görmek, çok talihsiz bir dönemde yaşayan (imparator Neron) ve saray entrikaları içinde sıkışıp kalsa dahi büyük bir sükunetle sonu kabul edebilen Seneca'nın sesinden ilham almak...
Epiküros'un hayatın dostlarla daha yaşanılası olduğuna ilişkin müthiş tespitleri...
Biraz karamsar bir filozof olsa da Schopenhauer'ın mutluluğu insanın kendi içinde araması gerektiğini ifade ettiği şu sözleri:
"En mutlu insan, hangi yolla olursa olsun, kendini içtenlikle taktir edebilen insandır"
Nietzsche'nin acılar ve sıkıntılar karşısındaki tavrı ve mutluluğa giden yoldaki arayışı...
İçki ve Hristiyanlık olmak üzere iki şeyden kaçınan düşünürün Dionysos mahlasıyla yazması da ayrı bir ironi.
Her satırı, farklı devirlerde yaşamış birer dahinin yaşam tecrübelerinden süzülen ve hala güncelliğini koruyan meseleler için bize birer teselli...
Kıymetli bir kitap.
Ben bu kitabı çok kendimden buldum, sevdim, benimsedim, sarıldım...