F

Düşünmemi öngördükleri şeyleri de düşünebilmekten tümüyle acizim, bir tarihi, bir işi, bir randevuyu; sabahın altısında mutsuzluğumun sınırsızlığından daha açık ve seçik algıladığım bir şey yok, çünkü asla kesilmek bilmeyen bir acı, hak edilmiş, tüm benliğimi saran bir acı, tüm sinir uçlarına eşit oranda dağılmakta, her zaman. Çok yorgunum, evet, size söyleyebilirim, çok yorgunum...
Sayfa 66
Reklam
Ivan gece soruyor bana: Neden yalnızca Ağlama Duvarı var, neden bugüne kadar kimse bir sevinme duvarı yapmamış?
Sayfa 57
Ivan ve ben söylenecek bir şey olmadığından ötürü sustuğumuzda, yani konuşmadığımızda, yine de çevreyi bir suskunluk kaplamıyor, tersine, çok şeyle çevrili olduğumuzu, çevremizde her şeyin yaşadığını duyumsuyorum, bu duygu kendini üstümüze varmadan belli ediyor, bütün kent soluk alıyor ve nabız gibi atıyor, böylece ne Ivan, ne de ben kaygılıyız, çünkü bir şeylerden koparılmış ve hücrelere kapatılmış değiliz, iletişimsiz kalmışlığımız, acıyla dolu bir yerlere fırlatılıp atılmışlığımız yok. Biz de dünyanın varlığı onaylanabilir bir bölümüyüz, ağır ya da acele adımlarla kaldırımda yürüyen, yaya geçidine ayak basan iki kişi...
Sayfa 53
"Buralara nereden geldiğimi biliyorum, gidecek daha çok yolumun olduğunu da biliyorum ve gerekirse dizlerimin üstünde sürünerek de olsa oraya gideceğim." Jack London
Reklam