8,3/10  (12 Oy) · 
26 okunma  · 
8 beğeni  · 
1.238 gösterim
Ingeborg Bachmann'ın başyapıtı Malina, her şeyin iç dünyaların yoğunluğunda yaşandığı, mutlak aşkın ve birey olma savaşımının romanı. Bachmann'ın sarsıcı bir saptamayla ortaya koyduğu gibi: "Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar..."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    312
  • ISBN:
    9789750808104
  • Orijinal Adı:
    Werke, Band 3, Todesarten: Malina und unvollendete Romane
  • Çeviri:
    Ahmet Cemal
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitabı yeni bitirdim,sabahı bekleyemedim hemen yazmak istedim.Sarsıldım!Gözyaşlarıma hakim olamadım okurken.Aşk,acı,varoluş,bilinçaltı üzerine düşündüren ve öldüren bir ..... " kitap" diyemiyorum bu bu kitaptan öte bir şey...Bir aşk tek başına nasıl yaşanır,kurgulanır?Bu hayata nasıl katlanılır? İnsan bir gün "ben" olur mu?Soruyor bize bu şahane kadın "savaş ve barış var mıdır?" diye cevabı buluyoruz etimizi koparırcasına.Biz bu savaşı kazanır mıyız?

Kendime gelemeyeceğim bir süre,yine de şöyle bilgi vermem gerekirse:üç kişi üzerinden anlatılıyor roman.İç konuşmalarla ilerliyor .Evet,biraz okunması zor gelebilir ancak spoilerlara takılmadan biraz araştırma yaparak ve zinde bir kafayla okunması gerekli,zaten bittiğinde ruh sağlığınız bozulacak.Önerim kitabı bölmeden ,sürüncemede bırakmadan okumanız.Yaşadığım her an aklımda olacak,bir gün yeniden okuyacağım ben bu aşk'ı.Ama önce Ingeborg Bachmannla tanışmışken tanımaya devam etmeliyim.
"çünkü bir insanın ruhu söndüğünde bir başkasının yaşamaya başlamaması için hiçbir neden yok,"
"Ben,Ivan'da yaşıyorum
Ivan'dan sonrasını değil."

Melda güne 
16 Oca 17:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Herkes haklı değildir. herkes, kimse değildir. Okunanlardan geriye kalan? Önemli olan, geriye bir şeylerin kalması değil ki! Yanlızca bir kaç cümle, bir kaç sözcük insanın kafasında yeniden uyanıyor...

Melike Koyaş 
20 Mar 2016 · Kitabı okudu · 50 günde · 1/10 puan

Uzgunum ama kitabi cok zor bitirdim ve cok sikildim. Ayrica kitap okurken normalde mutlu olurum ama beni cok mutsuz etti. Melankoniden hoslananlar icin iyi olabilir.

Sade-ce Kitap 
12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bugünün güne ait olmama isteği ve disiplinsizlik hali, zamanın şeklini bozuyor… rastlantısaldık evet, ama bu hal, ani değişimleri tetiklerken bugünü bu gün yapan ben değilmişim hissi beni çıldırtıyor…ölçüsüz nitelikteki şey’in bugün olmasından korkuyorum…etraflıca ilişkilendiriyorum malina’yla ve hemen bulup karalıyorum, okuyorum

Lütfiye SOYLU 
31 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kesinlikle herkese tavsiye değildir öncelikle.Hayır "Ne anlattı şimdi bu kadın?" seviyesine indireceksek okumayalım bence.Bir şey anlatmaz çünkü..Yani bu arayışla okunursa anlatmaz.. "Tarih öğretir ama öğrencileri yoktur." der mesela ..

Kitaptan 10 Alıntı

...çünkü insanoğlu karanlık bir yaratıktır, yalnızca karanlıklarda kendi kendisinin efendisidir ve gün ışığında yeniden köleliğine döner.

Malina, Ingeborg Bachmann (Sayfa 95 - Yky)Malina, Ingeborg Bachmann (Sayfa 95 - Yky)

Bir gün gelecek, insanların siyah ama altın gibi parlayan gözleri olacak; onlar, güzelliği görecekler, pisliklerden arınmış ve tüm yüklerden kurtulmuş olacaklar, havalara yükselecekler, suların dibine inecekler, sıkıntılarının ve ellerinin nasır bağlamış olduğunu unutacaklar. Bir gün gelecek, insanlar özgür olacaklar, bütün insanlar özgür olacaklar, kendi özgürlük kavramları karşısında da özgür olacaklar. Bu daha büyük bir özgürlük olacak, ölçüsüz olacak, bütün bir yaşam boyunca sürecek...

Malina, Ingeborg Bachmann (Sayfa 112 - yky)Malina, Ingeborg Bachmann (Sayfa 112 - yky)

... bu dünyayı yeniden onurlandırmaya dikkatle başlayabiliriz ; başlamalıyız ki dünya da kendini yeniden onurlandırmayı istemek zorunda kalsın, ve biz yıkımı değil, dirilişi istediğimiz için, herkesin gözleri önünde birbirimize ellerimizle dokunmaktan kaçıyoruz, ...

Malina, Ingeborg Bachmann (Sayfa 35 - yky)Malina, Ingeborg Bachmann (Sayfa 35 - yky)
Sade-ce Kitap 
12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

“Yalnızca zamanı belirtirken uzun uzun düşünmek zorunda kaldım, çünkü insanların her gün “bugün” demelerine dahası demek zorunda olmalarına karşın, benim için “bugün” diyebilmek neredeyse imkânsız; örneğin insanlar bana-yarın bir yana-bugün ne yapmak istediklerini bile anlattıklarında, çoğunlukla sanıldığının aksine, dalgın bakmaya değil, ne yapacağımı bilemediğimden, çok dikkatli bakmaya başlıyorum, ”bugün” ile aramda işte bu denli umutsuz bir ilişki var: Çünkü bu Bugün’ü ancak delicesine bir korkuyla ve koşarcasına yaşayabiliyorum. Bugün olup bitenler üzerine ancak böyle bir korkunun pençelerinde yazabiliyor ya da konuşabiliyorum. Çünkü Bugün üzerine yazılanları hemen yok etmek gerekir; tıpkı bugün yazılmış ve yerine hiçbir Bugün’de varamayacak mektupların, bu nedenden ötürü yırtılması, buruşturulması, bitirilmemesi, yollanmaması gibi.’’

Malina, Ingeborg BachmannMalina, Ingeborg Bachmann
Reina 
03 Ara 2015 · Puan vermedi

Ivan ve ben: bir noktada birleşen dünya.
Malina ve ben, ikimiz bir olduğumuz için: aykırılaşan dünya.

Malina, Ingeborg Bachmann (Sayfa 117 - YKY)Malina, Ingeborg Bachmann (Sayfa 117 - YKY)
özlem er 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Beni yerleştirdiğin yerde soluk alamam; lütfen o denli yükseklere koyma beni, kimseyi havanın inceldiği yerlere taşıma(sf 287)
Ingeborg Bachmann - Malina

Malina, Ingeborg BachmannMalina, Ingeborg Bachmann
arden 
16 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bir aşağılanmanın sonucunda bana yabancılaşmış olan bedenimle, sonunda kendi etimin derinliklerine de iniyorum, her şeyin nasıl içe yöneldiğini, adelelerin sürekli kasılma durumundan sıyrılışını, düz ve çapraz sistemlerinin çözülüşünü, her iki sinir sisteminin eşzamanlı olarak nasıl değişime uğradığını duyumsuyordum, çünkü bu değişimden daha belirgin bir olay yok şu anda; bu, bir iyileştirme süreci, bir tür arındırma; canlı, somut bir kanıt; oysa, yeni bir metafiziğin araçlarıyla aynı zamanda ölçülebilecek ve adlandırılabilecek bir kanıt.

Malina, Ingeborg BachmannMalina, Ingeborg Bachmann
sui generis 
19 May 12:47 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Paris'in kent manzarasından silinmelerine karar verilmişti. Sosyal yardım örgütü, aynı zamanda kentin doğru dürüst bir görünümde olmasıyla da ilgilenen ve düşünülebilecek en resmi nitelikteki sosyal yardım örgütünün ilgilileri, polisle birlikte Rue Monge'a geldiler, tek istedikleri, yaşlı adamları yaşama geri döndürmek, dolayısıyla da yaşama hazır olsunlar diye önce yıkayıp paklamaktı. Marcel yerinden kalkıp onlarla birlikte gitti, çok sakin bir adamdı, birkaç kadeh şarap sonra bile hâlâ bilge ve uysal kalabilen bir insandı. Gelmelerini o gün büyük bir olasılıkla hiç umursamamıştı, belki de caddedeki iyi yerine, metronun sıcak havasının mazgallardan dışarı çıktığı yere geri dönebileceğini düşünüyordu. Ama kamunun esenliği için yapılmış olan, içinde çok sayıda duşun bulunduğu yıkanma salonunda sıra Marcel'e de geldi, onu duşun altına soktular ve duş hiç kuşkusuz ne fazla sıcak, ne de fazla soğuktu, ama Marcel yıllardan beri ilk kez çıplaktı ve ilk kez suyun altına girmişti. Daha kimse durumu kavrayıp yardımına koşamadan düştü ve hemen oracıkta öldü. Ne demek istediğimi anlıyor musun! Malina, biraz ne yapacağını şaşırmış gibi bakıyor, oysa ne yapacağını asla şaşırmaz. Bu öyküyü anlatmayabilirdim. Ama duşu bir defa daha hissediyorum, Marcel'in üstündeki neleri yıkamaya hakları yoktu, bunu biliyorum. Eğer bir insan kendi mutluluğun buharları arasında yaşıyorsa, eğer bir insanın "Allah sizden razı olsun"un dışında söyleyecek pek sözü yoksa, o zaman o insanı yıkamaya kalkışmamalı, o insan için iyi olanı o insanın üstünden yıkayıp akıtmamalı, birini olmayan bir yaşam için arındırmaya kalkışmamalı.

Malina, Ingeborg BachmannMalina, Ingeborg Bachmann