Yağmur yağıyordu çocuğun başındaki mezar taşına, karnının üstündeki çimlere. Her yer sırılsıklam olmuştu. Mezarlığı ziyarete gelen herkes deli gibi arabalarına koşmaya başladı. İşte bunu görünce deliriyordum neredeyse. Bütün ziyaretçiler arabalarına atlayıo, radyolarını açabilirler, yemeğe bir yerlere gidebilirlerdi; Allie dışındaki herkes. Buna dayanamamıştım. Yalnızca bedeni filan mezarlıktaydı, ruhu cennete gitmişti, biliyordum bütün bu zırvaları, ama yine de dayanamıyordum.
İşin gülünç yanı, onu gördüğüm an, canım onunla evlenmek istedi. Ben deliyim herhalde. Ondan pek fazla hoşlanmadığım halde, kalkmış, birdenbire kendimi ona âşık sanıyor ve onunla evlenmek istiyordum. Yemin ederim, ben deliyim. Deli olduğumu kabul ediyorum.