"Umut küçük çocukların hevesi gibidir. Bir anda gelir ve bir anda kaybolur. Çocuğun oyundan vazgeçmesi gibi. Umudun artması yada eksilmesi de bu kadar gelgeçtir."
"Hayatın tüm renkleri pastel tonlara büründü ve gerçekliği ayıran çizgi belli belirsiz bir hale gelmeye başladı o zamandan itibaren. Hayatı belirginleştiren çizgiler bir karakalem çalışması gibi gölgelenmeye ve gitgide ayırt edilemez bir şekle büründü. Varlıkları ayıran çizgileri kaybetmek, gerçekliğin de sudaki boya gibi dağılması anlamına geliyordu. Çizgiler yok, renkler yok, gerçeklik yok, etrafımızda bir boşluk küstah tavırlarla büyüyüp duruyor."
"Cansız harflerin üst üste yığıldığı bir toplu mezar olmuştu zihnim. İnsanın söylemek istediklerini söyleyebilmesi nasıl da büyük bir nimetmiş meğer o zaman anladım."
"Her insanın içinde, dışarıya çıkmak için uygun bir anı kollayan zavallı bir yan yok mudur? O zavallı yanın hiç beklenmedik anlarda ortaya çıkmasından hoşlanmasak da durum böyle."