NOTALAR
Orta Çağ'da müzik eğitimi, ezgilerin kulaktan kulağa aktarılmasına dayandığı için oldukça yavaş ve hataya açık bir süreçti. Bu zorluğu aşmak isteyen rahip Guido d'Arezzo, "Aziz Yuhanna İlahisi"nin her bir mısrasının ilk hecesini kullanarak notaları isimlendirme yoluna gitmiştir. Bu sistemde notalar; ut, re, mi, fa, sol, la şeklinde sıralanmış ve her hece bir ses yüksekliğini temsil etmiştir.Ancak o dönemdeki sistemde "si" notası henüz yer almamaktaydı çünkü kullanılan ilahi altı mısradan oluşuyordu. XVII. yüzyıla gelindiğinde telaffuzu zor olan "ut" hecesi, "Dominus" (Tanrı) kelimesinin ilk hecesi
25/XII/١٤٤٧_5--II
I) dürr-i yektâ - es`ad efendi II) kitâb-ı dede korkut - kilisli mu`allim rif`at III) güzel yazılar - süleymân şevket IV) külliyyât-ı letá^if - fâ^iq reşâd ----> türke betik {b. :16.IV.1447} disk.yandex.com.tr/d/dG84zp5fEXgNEw
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Allahım; bizleri nefsimizin, hevâ ve heveslerimizin, insî ve cinnî şeytanların, âhir zamanın ve âhir zamanın lânetlenmiş kadın ve erkeklerinin, bid’aların, dalâletlerin, deccallerin, süfyanların, tağutların, kâfirlerin, zâlimlerin, müşriklerin, münâfıkların, fâsıkların, zındıkların, müfsitlerin, mülhidlerin, hasidlerin, fâ-sidlerin, yalancıların, nefsine, heveslerine, insî ve cinnî şeytanlara hizmet edenlerin, kibir ve benlik ile nefislerini putlaştıranların, zulmü ve zâlimliği meslek edinenlerin, Kur’an ve sünnetten yüz çevirip hükümler koyan ve hakkımızda hüküm verenlerin gizli-açık bildiğimiz bilmediğimiz tüm düşmanlık edenlerin; bugünümüzde ve yarınlarımızda bizleri bekleyen tuzak ve tehlikelerinden, aldatma ve hilelerinden, belâ ve musÎbetlerinden, fitne ve fesatlarından, tüm sinsi planlarından, şer ve şerirlerinden, zulüm ve esâretlerinden, sevk ve idârelerinden, vesvese ve şüphelerinden, korku ve endişelerinden, sağdan, soldan, önden, arkadan, yukarıdan, aşağıdan ve her yönden gelip aldatan insÎ ve cinnÎ şeytanların, şeytanlardan doğup ve üreyip çoğalanların, insanlaşan şeytanların ve şeytanlaşan insanların hasetlerinden, fesatlarından, fitnelerinden, belâlarından, şerlerinden, dinsizliklerinden, hilelerinden, Îmânsızlıklarından, ift iralarından, yalanlarından, tuzaklarından, zulüm ve esâretlerinden, sevk ve idâ-relerinden, vesvese ve şüphelerinden, korku ve endişelerinden, bizleri kurtarıver, koruyuver, gözetiver, ahlâkımızı güzelleştiriver, selâmete çıkarıver ve bizleri korunan, koruduğun, sevdiğin ve razı olduğun muttaki ve muhlis kulların içerisine dahil eyleyiver... (âmin... âmin... âmin...)
do re mi fa sol la shibal
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül...
"Senden bilirim yok bana bir fa'ide ey gül, Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül..." -Osman Nevres
Alıntı
Do re mi fa si
Geceye mahkum olan, Gündüze hakim olamaz...