Söz gelimi saat dörtte sen gelecek olsan, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım.
Her geçen dakika mutluluğum artar.
Saat dört dedi mi meraktan yerimde duramaz olurum. Mutluluğumun armağanını veririm sana.
Demek istediğim şu: Bir tarafta ne için yaşadığını bilmeyen pis bir kocakarı, milyonların üzerine oturmuş dinsiz bir cadı... Diğer taraftan parasızlık yüzünden sefalete düşmüş aileler, kötü yola düşmüş genç kızlar, ilaç bulamayan hastalar, istediği halde tahsiline devam edemeyen öğrenciler…