Tohum topraktan nasıl yetişiyorsa bir insan da annesinin vücudunda öyle can buluyor. Onun için anne bir ayettir.
İslam irfanına göre kadın, bir nefis değil, bir nefestir; bir heves değil bir nefestir.
Hatta ilk kadının adı Havvadır; Havva hayattan gelir etimolojik olarak, hayat veren demektir; adeta Allah (cc) Hz. Adem'e Hz. Havva ile birlikte can vermiştir, hayat bahşetmiştir.
"Gök gürültüsü Allah'ı överek tesbih eder; O'nun korkusundan melekler de buna katılır. Onlar Allah hakkında tartışıp dururken O, yıldırımlar gönderip bunlarla dilediğini çarpar."
|| Rad,14
Şükretmiyorlar mı? Şükretmek gerekiyor; şükretmek için nimeti görmek, sahibini fark etmek, O'nu zikretmek, kalpte O'na muhabbet duymak şart. Böyle yaptığında insan Rabbini tanır, tanıdığında hayran olur ve "Sübhanallah" der.
Nebevi tebliğ insanda bir yönüyle analitik bir yönüyle de sentezleyici bir üst düzey tefekkür mekanizması oluşturur. Buna "furkan" diyebiliriz. İnsan bu düşünce seviyesine ulaştığında varlığı ve var ediciyi fark eder. "Furkan" farktan gelir; fark edeceksin... Kendini fark edeceksin; Allah'ı fark edeceksin, âlemi fark edeceksin; her gün üzerinden gelip geçtiğin ama hiç dikkatini çekmeyen taşı, toprağı, dağı, ovayı, ağacı fark edeceksin. Âlemin nasıl kudret fırçaları ile boyanmış bir ibret tablosu olduğunu fark edeceksin