İnsan en küçük faziletleri, en basit iyilikleri bile Rabbiyle ilişkilendirmeyi öğrendiğinde; mesela bir çocuğun başını okşamasının bile Allah'ın lütfu ve eseri olduğunun farkına vardığında; faziletlerdeki payının aslında ilahi isimlere ayinedarlık etmek olduğunu bildiğinde; kader inancının sırrına ermiş olur. Çünkü kader, insanın iyilikleri kendisinden bilip gurura kapılmaması; özgür irade ise kötülükleri ve sorumlulukları üzerine alması için imanın şartları arasına girmiştir.