LİMONÎ KELİMELER-KEKREMSİ MÂNÂLAR
"Etmen", "etken", "etkin",
"Söylem", "istem", "olası", "...'ye kaybetti",
"yürümek", "yükselmek", "atar/gider yapmak", "keklemek", "şekil yapmak", "prim kasmak", "kafa yapmak", "kelime yapmak", "at bakmak/binmek", "çocuk bakmak", "aynen", "ekmek/ekilmek"... Dikkatimin oltasına takılan birkaç sözcük ve tâbir...
Bu kelimeler, her nedense "sıcak" gelmiyor bana; belki de ben peşin hükümlü davranıyorum...
"Argo" dersem, kelimelerin haysiyetine dokunacak, "jargon" kategorisine dahil etmeye kalkışsam, Türkçe aşkıma halel gelecek! Onlarla aramız limonî olsa da, bu kelimelere zeytin dalı uzatmak zorundayım; çünkü bir şekilde dilimize postu sermiş durumdalar!..
Öyleyse, tek tek ve kısaca zihinsel temas kurma vakti gelmiş demektir.
"Etmen"... Anadolu'da, "etmeyin, eylemeyin" mânâsını taşıyan duyguları ve düşünceleri ifade etmek değil elbet, bu kelimenin maksadı; lakin, bendeki izlenimi ya da çağrışımı bu!.. "Faktör", "unsur", "âmil" kelimelerinin kullanıldığı cümlelerde; yine bu üç kelimeden herhangi birinin unutulduğu, ihmal edildiği yahut da dışlandığı hâllerde müracaat edilen ve mezkûr üç sözcüğe tercih edilen bir kelime: Etmen!.. Türkçede, bunca güzel ve sıcak "unsur" var iken, böylesine soğuk espriler "etmen" n'olur!...
Fonetiğinden tek farkla bir sonraki sözcük: "Etken"... Genelde "etmen"le karıştırılan, bazen de "etkin"in sahasına dahil edilen bir garip!..
Üçüncü olarak; ilk iki kelimeye benzer şekilde karşımıza çıkan bir diğer ucube: "Etkin"... Şahsen, "aktif" ya da "faal" kelimelerini, yazı "etkinliklerimde" daha çok tercih ediyorum!
Gelelim "söylem"e! Kendisini ünlem işaretiyle kullanmama sebep olacak kadar, bence çok sinir bozucu... Ama, ona da söz hakkı verdim... Yanılmıyorsam "üslup", "tâbir/ifade", "beyan/demeç" mânâlarında