Butimarın bizi tarumar ettiği anlar
9/10
·390 syf.·
2026 106. kitabı
Yazarın daha önce okuduğum Dünyasızlar kitabında final havada kalmış ve bir boşluk hissi yaratmıştı. Bu kitapla ilgili de beklentim çok yüksekti. Hatta ilk elli sayfada bir pskiyatrın iç dünyası bize öyle güzel anlatıldı ki, o anlarda sanki kahramanın iç dünyası bana ayna gibi yansıtıldı gibi hissettim. Bir psikiyatristin, kafa yapısını gözlemlemek için bir kara çarşaf giyip İstanbul'da bile gezmeyi deneyimlemiş ve taksicilik yapmış. Bu gözlemler sayesinde bu bölümleri bize çok güzel aktarmış. Butimar karakterinin kusursuzluğunu da ismini aldığı deniz kuşunun masumiyetiyle bağdaştırmıştır. Psikiyatristin hayatından sonra Yusuf'un hayatına dalıyoruz. Butimar'a olan aşkıyla nasıl yollara girdiğini okuyoruz. Yusuf'un hayatında öyle güzel dostları var ki, o dostların hikayeye etkisi oldukça fazla, yazar burada Yusuf'un simya tutkusunu da işlemiş. Bu tutku onu nasıl yönlendirmiş adım adım anlatmış. Karakterin inatçı tutumu kitapta en belirgin faktör oldu ve yaşamını etkiledi. Kitaptaki dostluk ilişkileri bazı yerlerde bencillik ile sınandı. Aşk, sürekli anlatılarak gerçeklikten koptu. Hatta kitapta aşkın yürekte saklanıp dillendirilmemesiyle ilgili bir öykü var.Bir Japon masalı ve Azerbaycan halk efsanesi var, bazen mistik bir atmosfer yaratılmış, okuyucu biraz farklı bir yolculukla kendini masalsı bir paradoksun içine itelenmiş. Fakat bu yolculuğun boğucu bir labirent gibi kafa karışıklığı yaratacak olması onu da çok etkilememiş. Bunu yazarın küçüklüğünden beri zamanda yolculuk hayali olmasına ve bunu romanlarında kullanmak istemesine bağladım. Herkes bu kitaptan istediğini alsın,herkes kafasında bir son yazsın istemiş. Bazı yerlerde okuyucunun yorulacağını, bazı kelimelerin çıkmaz bir sokağa gireceğini bilse de gizem yaratmak istemiş. Bunu da yazarın farklı ve özgün
ButimarKaan Murat Yanık · Kapı Yayınları · 20156bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 7. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 03:00
Yüz yirmi sayfalık bir klasikten en fazla ne beklenebilir ki? Ben de beklentimi asgari ölçüye indirip başladım okumaya. Ama hem kısa hem de sürükleyici olmasından dolayı bir gecede bitirdim. Birçoğumuzun aklına klasik deyince Suç ve Ceza, Sefiller, İki Şehrin Hikayesi gibi kült eserler gelir. Maalesef daha bir okuma zemini oluşmadan, çevreden gelen “Aa! Daha okumadın mı!” baskılarıyla koca koca kitapları okumaya, anlamaya çalışıyoruz. Sonuçsa o koca kitapların başında sıkılıp, okumaya yıllarca ara vermek oluyor bazen. Ancak kitabın sayfa sayısı değildir içeriğini belirleyen faktör. Veya herkes aynı türleri sevmek, benimsemek zorunda değildir. Biri dünya klasiği okur, öteki türk edebiyatı sever, bir diğeri bilim kurgu aşığıdır vesaire. Önemli olan hangi türle bağlantı kurduğunuzu bilmek ve ona göre kitap seçimi yapmaktır. Bunun sonucunda farklı bir tür arayışına girilebilir diye düşünüyorum. Kitaba gelecek olursak; büyük buhran esnasında insanların açlıkla, en temel insani ihtiyaçlarıyla sınanmasını okuyoruz. Bir dans maratonu düşünün ki saatlerce dans etmek zorundasınız ve on dakikalık aralarda uyku, yeme-içme gibi en temel ihtiyaçlarınızı karşılamak durumundasınız. Ve hiç durmadan aylarca dans etmeniz gerekiyor ki sonunda kazanan çift siz olmalısınız. Eğer kazanırsanız zenginler için cüzi bir miktar olan ama sizi bayağı rahatlatacak bir para ödülüne sahip oluyorsunuz. Yeni nesil bir gladyatör arenasında günlerce hatta aylarca dans etmek… Empati kurabildiyseniz devam ediyorum. Hikayemiz sonda olan olayı anlatarak, bir mahkeme sahnesiyle başlıyor. Daha sonra olayın oraya nasıl vardığını anlıyoruz. Robert ve Gloria’nın bir rastlantı sonucu tanıştıktan sonra ani bir kararla maratona başlamasıyla, karakterlerin ruhani çalkantılarıyla birlikte kitabı sonlandırıyoruz. Daha
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 202634 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Evlenmeden Önce
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 09:23
Bir insanın hayatında birçok dönüm noktası olabilir ve bunlar her insan için ayrışabilir-değişebilir ancak evlilik tüm insanların ortak dönüm noktasıdır. Peki evlilik neden bu kadar önemlidir? Neden tüm insanların ortak dönüm noktasıdır? Hayatımızın geri kalanını büyük ölçüde şekillendirecek bizi cennet bahçelerine ya da cehennem çukurlarına götürecek bu kararı verirken nelere dikkat etmeliyiz? Bu ve bunun gibi birçok kritik soruyu Doğan Cüceloğlu, Evlenmeden Önce kitabında ele alıyor. Bunu yaparken okurlarından gelen mektuplara sıkça yer vererek yaşanmış hikayelerden ibret ve örnek almamızı sağlıyor. Evlilik sadece yaşım geçiyor evlenmeliyim diye alınacak bir karar değildir. Sizi tamamlayacak olan doğru insanla bir araya gelmek ve birbirine yemin etmektir. Buna göre de bizi tamamlayacak olan insanı bulabilmek için önce kendimizi tanımalıyız. Nasıl bir kültür de büyüdük? Yaşadığımız ve yaşatmak istediğimiz değerler neler? Hayattan ve evlilikten beklentilerimiz gibi gibi konuları önce kendimize sormalıyız. Daha sonrasında karşımızdaki insanı tanımalıyız, tanımak için çaba sarf etmeliyiz. Aileler, sosyokültürel yapı, beklentiler, kaygılar, empati yeteneği gibi birçok faktörü ele almalıyız. Bütün bunlar bir arada uyum içinde çalışmalı aynı bir orkestra gibi. Kitap bize her faktör için gerçek hayattan örnek mektuplar göstererek her birinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Evlilikte temel aktörler ne kadar erkek ve kadın olsa da ailelerin ve diğer faktörlerin kaçınılmaz olarak etkisini gözler önüne seriyor. Mutlu olmak herkes ister ve mutluluk için fedakarlık, çaba ve empati en kritik değerler olarak öne çıkıyor. Yazardan okuduğum ilk kitaptı fakat kitabın dili o kadar sade ve arkadaşça ki hiç yabancılık çekmedim, yazarı daha önceden okumuş gibi hissettim. Evlilik
Evlenmeden ÖnceDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20217,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:27
Jale Sancak - Uyanan Güzel Kitapta, geçmişin ağırlığı ile geleceğin umudu arasında sıkışmış bir kadının, Vahide’nin içsel dönüşümünü yaşadım.. 48 yaşında, 25 yıllık bir terzi olan Vahide, hayatını büyük ölçüde yatalak babasına bakmaya adamış durumda. Bu durum, onu kendi arzularından ve geçmişinden “maksimum uzaklıkta” kalmaya zorlayan, kısıtlayıcı bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Yıllar önce hayatından çıkan Sedat’ın bir gazete köşesinde belirmesi ve Adrian gibi yeni karakterlerin girişi, Vahide’yi yaralı ruhuyla yüzleşmeye itiyor. Kitap kapağında yer alan görselde de, Yüzlerin iki farklı renkte (sıcak ve soğuk) ve bölünmüş olması, Vahide’nin içsel bölünmesini, geçmişin acılarıyla bugünün “uyanan” tarafı arasındaki gerilimi yansıtıyor. Hayatlarımızda geçmiş ve bugünün nasıl iç içe geçtiği anlatan güzel bir kitapti.
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026149 okunma
Puan vermedi·430 syf.·
2026 42. kitabı
Bu tarz kitaplar iyi ki yazılmış diyorum. Çünkü dönemi anlatıp gelecek nesillerin öğrenmesinde yardımcı olduğunu düşünüyorum. Ve bence en çokta bu yüzden yazılmalı. Tarihsel olarak o zaman sekiz milyon Afrikalı mülteciymiş. Önce kitabı okurken beni düşündürüğü noktalardan söz edeceğim. •Coğrafya kader miydi? Kendinizi savaşın ortasında olan bir şehirde hayal edin. Bütün komşularınız, tanıdıklarınız kaçmış ya da can vermiş. Evler yıkılmış, araçlar parçalanmış ve sokakta işgalciler dolaşıyor... •Planlar yaparız ama bazen bazı şeyler bizim elimizde olmaz. Mesela Meryem bilmiyordu tanımadığı biriyle evleneceğini. Leyla ise evlenmemek için kuru fasulye yiyip kaçırmak isterken kendini hemen biriyle evlenmek zorunda olacağını. Hayat acı veya tatlı sürprizlerle dolu. Ve ne kadar plan yaparsak yapalım bazı şeylerin önüme geçilmiyor. (Uzun bir süre bunu düşündüm Planlar planlar...) •Aile hayatımızda ne kadar etkili bir faktör? Bence eksikliği bile etkileyebilen bir faktör. •Kadın, toplumun anlayışına göre vezir de oluyor rezilde...* Ve eş olarak seçtiğiniz kişi sizin hayatınızı şekillendiriyor. Tabi bazen devreye aile, hayat, şans ve kader girebiliyor. Kitabımız dönemi o kadar gerçekçi yansıtmış ki... Şöyle örnek vereyim: "çürümeye başlamış, hâlâ naylon çoraplı ve mor lastik ayakkabılı sağ ayağı, iki hafta sonra bir çatının üzerinde bulundu(...)" Akıcı, duygusal ve Afganistanın siyasi olaylarından da bahsetmiş. Aşk, acı, aile, savaş, anlam, hayat, toplum... işlenen, hissettirilen konulardan bir kaçı. Keyifli Okumalarınız Olsun. 🩷
1000Kitap
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:57
Kitabı sindire sindire okudum ve bugün arkadaşlarımla tahlilini yaptık, taze taze sizlerle de paylaşmak istedim yorumumu. Her satırı çizmemek için kendimi çok zor tuttum öncelikle bunu belirtmek istiyorum. Meğer ne çok kanayan yaramız varmış dedirtti her sayfa. En beğendiğim yanı ise sorunu ortaya atıp bitirmemiş olması. Tüm tehlikeleri göze alarak çözümünü de sunması takdire şayan. Şuur sahibi bir yazarın kitabını okumak çok keyifli, okuyunca daha iyi anlayacaksınız. Kitabın içeriğine gelirsek; Kadın erkek ayrımını harikulade bir biçimde ele almış, cemal ve celal sıfatlarının kadın ve erkekte nasıl meydana çıktığını ve bunun artılarını anlatmış yazar. Buradan yola çıkarak birbirlerini tamamladıklarını, bu tamamlanma gerçekleşmediğinde, yanlış yollara sapıldığında (eşcinsel olmak gibi) ruhun daima eksik kaldığını ve oradan da o eksikliği tamamlamak için o sevgi ihtiyacının üstel bir el ile başka şeylere yönlendirildiğini kaleme almış. Burada baba otoritesinin önemini, kadim geleneklerin, maneviyatın, inancın, kadının kadın gibi, erkeğin erkek gibi olmasının önemini o kadar hissettiriyor ki yazar. Beyninizde yankılanıyor her bir satır. Bunun yanı sıra elimizde ki telefonlara kadar nasıl bize hükmettiklerini daha net görüyoruz bu kitapta. Ben okurken her bir başlıkta bir duraksayıp okuduklarımı tefekkür ettim ve Allah'a sığındım. Çünkü böyle bir dünyaya çocuk getirmek çok büyük bir sorumluluk, bununla beraber gelişmemiz gereken çok mesele olduğunu daha iyi anladım. Ben bilincimi, şuurumu, maneviyatımı, tasavvufi yönümü ne kadar geliştirirsem, Allahın izniyle çocuğuma da o kadar alan açmış olurum. Ve belki kim bilir bu şeytanlarla baş edecek evlatlar yetiştiririz bu uğurda. Özellikle kadın ve erkeğin rollerinin benimsenmesi ecinselliğin önüne geçmek için çok önemli bir
Hekaton'la Son TangoMustafa Merter · Ketebe Yayınları · 20251,224 okunma