Yaa, öyle işte Osman. Bitmez sandığımız bir aşkın daha nihayet dibini sıyırmış bulunmaktayız. İnsan, işlerin bu noktaya geleceğini teoride hep biliyor da pratikte bir türlü kabullenmek istemiyor.
Bundan aylar önce, her şey gün gün kötüleşip de ben henüz daha da kötüye gideceğini bilmezken, bir gece delirdim. Şaka yapmıyorum gerçekten onun gibi bir şey oldu.
Aslında kalbim biraz kırık. İşler bu hale gelmeyebilirdi. Hani duvardan kaldırdığın çerçevenin izi, orayı yeniden boyayana kadar öylece kalır ya... Bilmiyorum, belki de artık badana zamanı gelmiştir Osman.
Seni artık daha seyrek özlüyorum ama bazen ilk günkü yoğunlukla oluyor. Doğrusu bunca zaman sonra hayalimde de olsa gelip boşluğumu bulmana çok bozuluyorum. Çamdan Osman’a bir bardak su bile vermek istemiyorum. Ama sana kızdım diye elbette ağacı susuz bırakmıyorum. Sen de iyice şaşırdın artık,
manyak mısın nesin Osman.