“Hala nasıl savaşacağımı bilmiyorum,” dedim üzüntüyle. “Tek yapabildiğim uçup kaçmak.”
“Bu bir savaşçının öğrendiği en önemli şeydir cadı.” Genelde vampirlerin küçümsemeyle kullandığı cadı sözcüğü, Matthew söylerken bir sevgi sözcüğüne dönüşmüştü. “Savaşlarını seçmeyi öğrenirsin, kazanamayacaklarını başka bir güne bırakırsın.”
Sen. Sen benim en büyük sırrımsın.
“Ama ben buradayım!” diye çığlık attım, elinden kurtulup bir elma ağacına koşarak. “Eğer buradaysam nasıl sır olabilirim ki?”
Annem parmaklarını dudaklarına götürüp gülümsedi.
Sihir.