irem

irem
@fallonn
Beklenen
Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni Gelme, artık neye yarar? ~Necip Fazıl KISAKÜREK
Şiir
Reklam
Sevmek Ne Uzun Kelime
Dokunulmasa da, görülmese de; Kalpte yer verilir bazısına, Nedensiz... Sen; aklım ve kalbim arasında kalan, En güzel çaresizliğimsin. Gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık. O kadar kalbimdesin ki... Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, Kırk yılın hatırına "SEN" kalayım. "Sevmek" ne uzun bir kelime... Şimdi açsam pencereyi beklesem, Sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.. Hiçbir şey sormasan .. Hiçbir şey söylemesen.. Sussan.. Sussam.. Sussak.. Susuşların anlattığını dinlesek, Sırt sırta otursak, Katılasıya ağlasak, Sormasak birbirimize sebebini... Sarılsam, Sarılsan, Sarılsak... Ve yine hiçbir şey konuşmasak, Ama anlasak, Ne vardı sahi, Olmaz ya; Hayal ya; Hani diyorum olsa ne vardı...
Şiir
Yalnız bile değilim
Üç tarafı sularla çevrili memleketim gibiyim. Yalnızım. Yorgunum. Çok hırpalandım. Ağaçlarım ormanlarım kesildi. Göğüm betona kesti. Denizlerim hep pislik… Dört tarafı yalanlarla çevrili insan parçasıyım ben. Adım yalnızlık. Uğruma savaşanım yok, sokakları ateşe verenim. Molotoflar patlamıyor göbeğinde şehirlerimin. Haritalarda ara ki bulasın suretimi. Terk edilmişim. Mutlu insan yüzleri basmış her yanı. Efkarımda ortaksızım. Kalıcı hüzünlerle taçlanmış sanki varlığım. Ne yapsam ne etsem de benim için çok gecikildiğini daha yeni anlamışım. Ne gitmek istiyorum ne kalmak. Ne yaşamak ne ölmek. Ne gülmek ne ağlamak. Aldığım nefes başına buyruk, gülüşlerim emanet. Ne zaman hangi saat başladı kayboluşum? Bilmiyorum. Acıya bile artık duygusuzum. Dört tarafı yalnızlıkla çevrili insan parçasıyım ben. Gürül gürül şiir okuyuşum hep bundan. En kötü şarkıları iştahla söyleyişim.
Şiir
Hayatın en hüzünlü anı, Mevsimine kapıldığın kişinin Bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını Anladığın andır. Bırak, gitsin. Bırak, git… ~Vladimir Mayakovski
Şiir
Söyle bana hindiba
Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi Ben rüzgâr değilim, dokunmam çiçeklere Ben kara parmaklı insan değilim Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar Bilemezsin, hayal akşamlarında Renklerini kuşatan Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün Ben boşluğa üfleyen cellat değilim Karayele verdim ayaklarımı Söyle bana, eceli kim tutar perçeminden Hangi ölü bilmez nereye gittiğini Sen miydin o mehpâre, o memnû, o dilruba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar bulut gülmesi
Şiir
Reklam