Burak :3

Puan vermedi·214 syf.··
2022 34. kitabı
Köylüyü ve Mustafa Kemal'i bir yana bırakarak ben kitabın esas meselesi olduğunu düşündüğüm Türk Entelektüellerine değinmek istiyorum. Yakup Kadri tabiri caizse çuvaldızı kendine batırmış, Türk aydınları adına özeleştiride bulunmuştur. Bu cesur ve hakkaniyetli tavrı kitabı başlıca okuma sebebi olmalıdır. Bugün Anadolu'yu aşağılayan ve tepeden bakan sözde seçkin (elit) zümrenin suratına amansız bir tokat da indirmektedir. Anadolu, asırlar boyu kendini yönetenler tarafından terkedilmiş, asker ve gelir kaynağı görülmekten öte gidememiştir. Bunun sonucundaysa üç satır kitap okuyan insanlar tarafından dün ve bugün ve yarın hor görülmüş,hor görülmekte, hor görülecektir. Daha da kötüsü ise Anadolu maalesef kendi kendini hor görür vaziyete girmiş, akıl almaz özentilik içerisinde tüm benliğini yitirmektedir. İşte bu ahmaklıktan ve yozlaşmadan kurtulmanın tek çaresi şudur: Türk aydını içinden geldiği Anadolu'dan uzaklaşmamalı, onları ''sabırla'' eğitmelidir. Bu söylemim kimilerince ''gerçekleşmesi imkansız hayal'' olarak yorumlanacak ve gülüşücekledir. Benim bu kitabı okuyacak olanlar hayalperestlerden dileğim şudur: Türk aydınına yöneltilen eleştiriye kulak veriniz ve tepeden bakanların tepesinden bakarak gülünüz!
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1/10
·224 syf.··
2022 25. kitabı
İlk sayfalarında hükümetler, ergenekon, balyoz, wikileaks gibi meselelere yüzeysel olarak değinilmiş lakin kitap maalesef sayfalar ilerledikçe mezhepciliğe kayıyor, yazarında belirttiği gibi 'rivayet edilen' bilgilere yer veriyor ve kendini tekrar eden bir hal alıyor.
Fişlemenin Kısa TarihiHüseyin Aygün · Ayrıntı Yayınları · 20149 okunma
Puan vermedi·455 syf.··
2022 18. kitabı
Merhabalar, kitap genel olarak ''Beyaz Zambaklar Ülkesinde''nin bir eşi olarak nitelendirilmiş lakin bu eser ''Beyaz Zambaklar Ülkesinde''nin çok ötesinde bağrımızdan, içimizin en derinlerinden gelmiş bir eser. Ana karakter Hoca'nın üzerine epey yazılıp çizilmiştir. Ben, müsadenizle Sarı Çavuş üzerinde durmak, bir incelemeden ziyade duygularımı aktarmak istiyorum. Bu eserde beni esas etkileyen Hoca'dan ziyade Sarı Çavuş olmuştur. Yunan Muhaberesinde Çerkes Ethem'e, Seferberlikte Enver Paşa'ya bayraktarlık etmiş. Yemen'e, Arnavutluk'a gönderilmiş sonrasında Gazi Paşa'nın peşine düşmüş bir garip Anadolulu, bizden biri yani. O cephe senin beriki cephe benim sürülmüş en sonunda da kaderine terk edilmiş. Hoca'nın deyimiyle Sarı Çavuş, kendini bir şeylere vermek, bir takım insanlara bağlanmak isteyen harcanmış bir adamdı. Evet, harcanmış... Kitaptaki dikkatimi çeken bir kısmı paylaşacağım. Epey vakit köyden ayrılan Hoca, köye döndüğü vakit Sarı Çavuş, Hoca'yı arıyor lakin Hoca diğer dostlarıyla görüşüp, işlerinin peşinde koşuyor geceyi buluyor. En son Sığırtmaç Musa'nın ''Sarı Çavuş seni arıyor'' uyarısıyla Hoca'nın aklına Sarı Çavuş düşüyor ve Sarı Çavuş'u ihmal ettiğinin farkına varıyor. Ardına hikaye şöyle devam ediyor: ''O Sarı Çavuş ki benim bu köyde ilk arkadaşımdı. Her gidiş gelişimde beni uğurlayan, karşılayan odur. Üzüldüm, kendimi kabahatli, vefasız buldum.'' Hoca'nın vefasızlığı bununlada bitmiyor. Devamı ise çok daha ağlamaklıdır... Sarı Çavuş benim için Anadolu'dur. Yemen'e, Filistin'e, Galiçya'ya sürülmüş kanını hiç bilmediği toprakları ihya etmek için akıtmış sonra kendi topraklarının boğuluşuna tanık olmuş Anadolu'dur. Kendine önder bellediklerinin vefasızlığıyla karşılaşmış hatta ihanetine uğramış Anadolu. Bu kitap sadece öğretmenlerin değil önder niyetinde
Toprak UyanırsaŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 1963602 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2022 17. kitabı
Merhabalar, kitaba feministlerin kadınları anlamadığını hatta kadınlara çokca zarar verdiğini düşünerek başladım:) lakin kendini tekrara düştüğü için yer yer atlayarak okumak zorunda kaldım. İmla hataları ve 50-60 sayfada anlatılacakken kitabın yersiz uzaması işin cabası. Kitabı okumak yerine Serkan İnci'nin tweetlerini takip etmenizi öneririm ki burada dahi eleştiriye tahammülsüz feminazilerin varlığı İnci'yi "BU KONUDA" maalesef haklı çıkarıyor. Feminazi arkadaşlarıma radikallikten uzaklaşmalarını, erkeklere üstün gelme amaçlarından vazgeçmelerini, feministlik çatısı altında toplanmış siyasi ideojilerden arınmalarını tavsiye ediyorum. Kimsenin kimseye baskın gelmediği, eşitliğin, hukukun, ezilenin, zarar gören insanların hakkının savunulduğu geleceğe birlikte omuz vermek dilekleriyle selamlıyorum.
Feminist Dünyada Erkek OlmakSerkan İnci · Motto Yayınları · 201995 okunma