Şevket Süreyya Aydemir 'in öz yaşam öyküsünü Suyu Arayan Adam adındaki anı/günlük türü yapısında okumustum .
Toprak Uyanırsa hakkında yazarın düşünceleri başlangıç ta yer alıyor.
"Bu bir roman degildir. Bu, Ekmeksiz koy öğretmeninin hatıralarıdır.
Bu köyün tam yeri neresidir? Bu öğretmen kimdir? Ne olmuştur ? Bunları sormayacaksınız.
Çünkü ekmeksiz köy öğretmeni de , dünyanın her tarafına yayılmış binlerce, milyonlarca adsızlardan biridir.
Bu adsızlar başkaları için çalışırlar , ama gene de kendileri için yaşarlar . Ekmeksiz köy ogretmeni de başkaları için çalıştı. Kendisi için yaşadı ve kendi kendisiyle doydu.
O ne bir sanatkar, ne bir kahramandır. Sadece insan'dır."
Bitiş pragrafı ise;
"Bu mesut gözyaşlarıyüzümün çizgileri ,kırışıklıkları arasından kendilerine yollar bularak, mecralar çizerek sıcacık ve taze akıyor, akıyor.
Yavaşça gözlerimi kapıyorum . Gözle görünen renkler, şekiller alemi siliniyor. Ama onların yerinde ce onlardan daha güzel bir iç alemin sönmeyen , karamayan muamma şenliği , bütün dünyayı dolduran bir musiki içinde benliğimi sarıyor.
Varım ve yaşıyorum. "
Bu kitabı nicin yazdığını açıklayan son bölümden bir bölümü de paylaşmak isterim.
Bu son bölüm ilk baskıda(oldugunu sandığım 1963 yılı )var ancak yeni aldığım 24. baskıda yok.
"O Halde şimdi bizim için de, 3000 yıl sonra da olsa da, bu kutsal değerlere dönüş , yani bozkırın yeşermesi, insanın kendini ve mutluluğunu toprağın uyanışında bulması , niçin mümkün olmasın? O toprak ki, şimdi bizim hem vatanımız , hem son ümidimiz , son sığınağımızdır.
İşte bu varış,bu duyuş içindedir ki, içimde buldugum Ekmeksizköy öğretmenini o topraklara yerleştirdim. Ekmeksizköy öğretmeni , o yapraklarda kaldı ve oralarda çalıştı . Sizin şimdi bu kitapda okuduğunuz hikaye, Ekmeksizköy