Toprak Uyanırsa (Ekmeksizköy Öğretmeninin Hatıraları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.942
Gösterim
Adı:
Toprak Uyanırsa
Alt başlık:
Ekmeksizköy Öğretmeninin Hatıraları
Baskı tarihi:
Eylül 1963
Sayfa sayısı:
455
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751401618
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitapevi
Ekmeksizköy Öğretmeni, dünyanın her tarafına yayılmış binlerce, milyonlarca adsızdan biridir. O da başkaları için çalıştı. Ama kendisi için yaşadı ve kendisiyle doydu.
455 syf.
Köy enstitüleri ile ilgili kitap ararken karşıma çıkan bir kitap. Bir öğretmenin görev yaptığı köyde çocuk eğitimiyle kalmayıp köyün bütününe el atması işlenmiş. Kitaptan çıkarılacak güzel dersler var. Tekrara düştüğü yerlerde biraz sıkıldım ama bir öğretmen mutlaka okumalı.
455 syf.
·1 günde·5/10
kitap ütopya dünyasını anlatmış biraz pek gerçekçi değil olanı değil olması gerekeni anlatmış keşke herkes bu kadar idealist bilinçli iyi niyetli ve duyarlı olsa Mahsun Kırmızıgül'ün mucize filmini anımsattı bu kitap bana o da ütopikti tabi biraz :) kitap biraz uzun geldi bir de bana daha kısa olarak anlatılabilirdi ayrıntılarda çok takılmış yazar yine güzeldi tabi eser bana göre en güzel alıntı : çocukların önünde ilk kelimeyi yazan hoca onların kafalarında yaratılacak yeni bir alemin ilk temel taşını atan usta gibidir...!
Emekliliğin ilk zamanı güzel geçen, eski iş arkadaşlarını ziyaretlerinde ilgiyle karşılanan ama bir vakit sonra ilginin de azaldığı sıkılmaya başladığı bir dönemde yeniden öğretmenliğe başvurmaya karar verir. Ve ekmeksiz, yolsuz, insanların yoksulluk çektiği, bir yandan hastalıklarla mücadele ettiği bir köye tayin edilir. Köyün halini gördüğünde ilk başta ürker, tek düşündüğü kaçıp gitmek, bu ekmeksiz köyden bir an önce kurtulmayı düşünür. Ama çok geçmez ki bu kaçıp isteği yerini kalıp mücadele etme isteğine bırakır. Köyde kurumuş, bataklığa dönmüş gölet hastalık yapmaktadır. Okulu perişan durumdadır. Köyün muhtarı, imamıyla görüşür, onları köy için çalışmaya, mücadele etmeye ikna eder... Sonra yapılacak işler birbiri ardına sıralanır ve köyde herkes el birlik köyün diriliği için çalışmaya başlar... Bu kıymetli eser, sıradan bir roman değil, bir toplum projesidir. Emeklilikten önce öğretmenlik yıllarının büsbütün boşa geçen zaman olduğunu ekmeksiz köyde anlar. Öğretmenin sadece okulda ders vermek değildir elbet. Toplumu bilinçlendirecek olan aydın denilen kişiler öğretmenlerdir. Aydın görevi, ise sadece okulda ders anlatmakla, sınav yapmakla, not vermekle yerine getirilmez tabi! Ayrıca, öğrencileri sadece sınav geçerli not alacak ezberler yaptırmak da öğretmenlik değil, çocukları hayata hazırlamak, onlara hayata dair ve bir şeyle öğretebilmek ve tabii çocuklarını yeteneklerini en erken zamanda keşfetmek gerekir... Yani öğretmenlik öyle 45 dakikalık derse girip çıkmak, yerinden kalmadan kitaptan okumak,her sene aynı şekilde aynı şeyleri anlatmak, sınav yapmak, not vermek değildir. Ekmeksiz köy öğretmenini, önceki çalışma hayatının boşa geçen zamanını emekli olduktan sonra anlıyor. Türkiye'de çok öğretmen var böyle, güya çalışıyor sanıp kendini, aslında vaktini boşa geçiren... Ama ne yazık ki onlar farkında değiller! Gidip gelecekleri bir iş olduğu için adına "hayat mücadelesi" denilen zaman içinde, aslında yaşamıyor savruluyor insanlar, ama bunun farkında olan çok az kişi var. İşte bu açıdan, yani farkına vardıran önemli bir eser, "Toprak Uyanırsa" . Öyle ya, insanoğlunun uyanması için önce farkına varması gerek... Önsözünü, "Yaban" adlı eserinde köyün, köylünün sorunlarına değinen Yakup Kadri yazmıştır. Düşününüz, Toprak uyanırsa neler başarılır?
455 syf.
Bir emekli köy öğretmeninin hayat hikayesi müthiş insanoğlu eli dokunursa doğaya ya mahv eder ya yok eder bu öylesine sürükleyici ki kitabı okumayacak yaşayacaksınız
455 syf.
·Puan vermedi
Emekliye yeni ayrılmış öğretmenin. 30 yıl boyunca anadolu nun çeşitli köylerinde öğretmenlik yapmıştır. Emeklikte rahat bir yaşam planlamaktadir.başlarda emeklilik planladığı gibi güzel geçmiştir. Her geçen gün arkadaslari,mahalleli öğretmenden sogumasi duygusu veriyorlardi. Bunlar üzerine maddi durumu da kötülesmeye başlar. Bu nedenle valiliğe başvurarak yeniden öğretmen olmak istediğini belirtir. Öğretmenin başvurusu kabul edilir. Sakarya'ya bağlı keltepe köyüne ilk öğretmen olarak atanır. Öğretmen köye vardığında hiç beklediği gibi olmadi. Öğretmenlik yaptığı eski köylere benzemiyordu. Köy çorak, bakımsız , en kotusude bataklikti... İnsanlar'da aynıydı . İlgisiz ve negatif insanlardi. Köyde hafız adinda biri kendisine yardım eder. Ona kalacak yeri gösterir. Kendisine yemek getirildiğinde yemekte ekmek bulamadığında koyun ismini "EKMEKSİZ KÖY"koyar. Hafızla konusur hafız kendini tanıtır ne iş yaptığını , nereden geldiğini, ne iş yaptığını anlatır. Öğretmen o gece çok düşünür...Köy ona çok itici gelir. Orada yaşayamayacağını düşünür. Sabah olunca karşısında tanimdaigi birini görür,konuşup tanışırlar adı sarı çavuş idi. Sonra birlikte köyü dolaşırlar..
Köyün geçmişinden öğretmen çok etkuleniyor, köy türkmen koyu idi. Köyü ve köylüyü tanıdıkça verdiği karardan vazgecer. Köy hakkında bilgisi genelde imam ve müezzin den alır.
imam; uzun boylu, akıl danisilan köylü üzerinde söz sahibi olan felç geçirmiş,yatalak ve yenilikci bir imam dir.Öğretmen imamı sık sık ziyaret eder. İmam:"Köyün dirliğine el atmadikca darülfünun açsanız nafile." yani egitim lerin etkili olmayacaklarını söyler.
Öğretmen de köyün hizmetlerin gerekliliğini tesbit etmek için köyde nüfus sayımı yapar ve bunları dosyalar. Öğretmen köylüyü tanımak için gezmişti. Muhtarın ağıl ve samanlik olarak kullandığı okul bir derslik ve bir odadan olusuyordu. Okulun tekrar yapılanması için öğretmen polatlı ya gider. Polatlida eski tanidiklarindan yardım alarak ankaradan yardım almak için bir dilekçe yazar. Ogretmenin bu çabaları Köy le kaynasmasina neden olur. İlk defa okul gören çocukların heyacanini ve neşesini görür...
Ogretmenin bir projesi vardı bataklığı kurutmak ve köyü eski haline getirmekti. Polatlida yeni tanıştığı kaymakama bu düşüncesini söyler. Kaymakam olumlu cevap verir. Ankaradan gelen fen memurları incelemeler yaparlar. Bu işi yapacaklarını söylediler. Öğretmeninde dersleri başlamıştı, dersleri butun köye veriyordu. İnsanın kabiliyetlerini beirli bir yönde uyandırmak ve geliştirme işidir gibi düşünüyordu.
Yetkillilerinin köye gelip gidişleri arttı gerçek durumu saptadılar bataklığin kurutulması için teknik islemlere başlanilmistir. kısa Bir süre içinde bataklığı kurutmuslardi. Burası artık keklikpınarı olabilecekti. Işte bundan sonra topargin uyanışı yani köyün uyanışı başlar..Ogretmenin ilk geldiği gün ki gibi bir köy ve insanlar yoktu. Geleceğe umutla bakan insanlar vardır. Bataklık bu inanclai insanlara yenilmis, yok olmuştu. Sakarya projesi üzerinden bu projeler isleniyordu. Toplantıda bir ziraat mühendisin (Ayhan bozkır) görüşleri alınır.
"köyde birlik"fikrini açıklar. Devlet imkanlarını halka açmalı köylülere yardımcı olunmalı, köylünün yapamayacağı işleri devletin üstlenmesi lazim.
Ayhan bozkirin "KOYDE BİRLİK" fikrinde uzlaşirlar. Öğretmen köye Ayhan bozkır ve tapu kadastro memurlariyla köye gider. Toprak uzeine üretim yapmaya karar verirler. Öğretmen eskişehir şeker fabrikası ile görüşür şirkete bağlı mühendisler köye geldiler şeker pancarı hakkında köylülere bilgi verirler. Hatta bir grub köylüyü eskişehir şeker fabrikası ve birçok yeri görmeleri için davet ederler. köylüler şeker fabrikasını gezerler ve şeker pancarı ekmeye karar verirler...
Köylü bir kazanç elde ettikleri için çok mutluydular, bunun yanında köydeki eğitimler devam ediyordu. Okuma -yazma , vatandaş lik, bilgileri veriliyordu . Gece kurlarının içeriği değişir toprakla ilgili teknik bilgiler üretilmeye başlarlar. Ogretmenin isteği üzerine devlet köye fidan gönderir. Ayhan bozkır tarafından belirlenen yerlere fidanlar dikildi bütün köylü dikmen için seferber olmak zorunda kaldılar.
Pancar üretiminden sonra hayvan yetiştiriciliği gündeme geldi.devletin desteğiyle doğu anadolu(kars, ardahan )'dan inek getirildi gelişen ticaretle kooperatif açılır. Bütün bunlar olunca köy yapıları oluşmaya başlandı. Ogretmenin yardıma na bir öğretmen daha atandı adı süleyman ışık idi. 25 yaşlarındaydı keltepeyi öğretmeninin tavsiyesi üzerine seçer. Süleyman ışık', gelmesiyle öğretmenin yükleri azalır. Eskişehir şeker fabrikası tarafından mustafa ağa gönderilir mustafa ağa işinin ehli, işini seven birisiydi köylülere çok yardımı dokunuyordu...
Bu kadar gelişme olurda ABD ve batılılar bizi rahat birakirmi. Köye bir kaç yabancı geldi. Yabancılar "yatılı bölge okulları"kurmak için köyde yer arıyorlardı , öğretmenle konuşurlar ogretmeninde fikrini almak isterler, öğretmen;"
Çocukların köklerinden kopmadan eğitim yapılması gerekiyor"
Dedi. Ogretmene turkiye yi gezmeler için rehber olarak gelmesini ister. En uygun yer olarak keltepeye yakın karanlık dereye yapmayı uygun bulurlar.
Süleyman ışık'ın eşi yeni öğretmen olarak köye atandi.genç-kız ,anne adayı ve annelere verdiği kurslarda geliştirir. Bayanlara kıyafet bicip dikmeyi ve okuma yazmayı öğretir.
Keltepeliler ve devletin imkanlarıyla köy kurulmuştu yeni evler,yeni cami, yeni okul, kooperatifler kurulmuştu. Köy açılış için hazırdı uygun bir gün seçmek istiyorlardi ilk zaferin kazanıldığı gün olarak yani 14 eylül sakarya zaferi günü olarak kararlaştırıldı.
Artık halk bilinclenmis topraklar uyanmisti çok urun elde edilmişti.
Köyün açılış günü vali, kaymakam, egitim müdürü yan köylerden heyetler gelmişti açılışta artık keltepeyi örnek bir Köy olarak gösterebilirdi , adı keltepe değil keklikpinar olacaktı....
İlk gün buralarda yapamam diyen öğretmen burayı çok sevmis ve yaptıklarından çok huzur duymustu, köylere Ogretmene bir ev yapmışlardı artık orda yaşamaya devam etti...
455 syf.
·Puan vermedi
ekmeksiz köy öğretmenin anıları mücadelesi bölgeye kendini kabul ettirme çabası eğitim çabası...eskilerden güzel bir anlatı bence biraz tebessümle biraz üzülerek okudum
455 syf.
·10/10
Şevket Süreyya Aydemir'in kaleminden tarihin eğitim sistemi ve köy yaşamına hoş bir bakış. Ekmeksiz köy ve öğretmenin o köydeki anılarını beğenerek okuyacaksınız.
455 syf.
·30 günde·Beğendi·9/10
Emekliye ayrılan bir öğretmenin emeklilik hayatına adapte olamamasiyla birlikte girdiği ruhsal çöküntü ve bunun sonucunda mesleğe yeniden dönmesini konu alan yapit. Bir köy öğretmeni olarak okula ve köye bakış açımi değiştirdi bu kitap. Bütün öğretmenlerin okumasını şiddetle tavsiye ederim.
455 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Umut dolu bir kitap. Her bölümünde bir topluluğun, insanların, inanç ve biraz da şansla nerelere gelebileceğinin adım adım gözler önüne geldiği bir kitap. Umudunuzu yitirdiyseniz, belki Keklikpınarı gibi yemyeşil hale getirebilirsiniz. İyi okumalar....
455 syf.
·17 günde·Puan vermedi
İnsan sırlar içinde yaşar ve bunu farkedemez.Fakat etrafındaki insanlara ilgi gösteren sosyal insanlar bunu keşfederler ve hayattan tat almaya başlarlar.Yapılan işleri zaman geçirmek için değil hakkıyla gerektiğince yapmak gerekir.Yapılan hatalar telafi edilebilir ama izleri silinemez.
Ekmeksiz köye öğretmen olunca zamanında yaptığı başı boşlukları bu köyde telafi etmeye çalışıp hayalini kurduğu bir okula dönüştürme çabasını anlatan bir hikaye.
455 syf.
·Beğendi·7/10
Formasyon almaya başlayan yeğenimin tavsiyesi
ve hediyesi üzerine -O'na teşekkür ediyorum- tanıştığım Toprak Uyanırsa, bir köy hikâyesi;

Ancak klasik köy hikâyelerin aksine, gücü temsil eden zengin ve kötü ağalar, birbirini vuran insanlar, kan davaları, ya aşağılanan ya da üçkağıtçı olarak anlatılan din görevlileri, yoklukla savaşan kahramanlar, karşılıksız sevdalar yok. Bir dönem kitleyi yakalamak için hem filmlerde hem de kitaplarda böyle köyler karşımıza çıkarılmıştı.

Aslında anlatılanlara ütopya ya da yarı ütopya diyebiliriz. Yarı ütopya daha uygun zannedersem. Çünkü olması imkânsız şeyler olmamasına rağmen gerçekte bir türlü gerçekleşemeyen olaylar anlatılmış. Başkalarına faydalı olmanın, kendine yapılacak en güzel iyilik olacağını anlayan emekli bir öğretmenin bu parolaylayla birey+devlet+imkân faktörlerini olması gerektiği gibi bütünleştirerek şimdi bile ihtiyacımız olan enerjiyi anlatmış yazar. Öyle ki okudukça gerek günümüz gerekse basım tarihi olan 1963'lü yıllara ait çıkarımlar ardı ardına yapılabilir, tartışılabilir. Yazarın kendisini okudukça merak ettiğimi de söyleyebilirim. İsmini daha önce bilsem de okuduğum ilk kitabı. Anlaşılır üslubu, yalın türkçesi, hayalinde de olsa, yapmış olduğu uygulamaları hikâye etmesi ve çözümcül tespitleri çok iyi.

455 sayfada adım adım bu konunun gelişimi, memleketin olamayacak gibi görünen yükselişi bir bir anlatılmış. İster istemez hayal etmeye başlıyorsunuz. İdealist bir öğretmen, bilgiye ve çalışmaya aç, köy halkı. İmkânları seferber eden, dürüst iyi niyetli yöneticiler. Her şeyin düzgün ve rast gitmesi. Sonunda bozkırın ortasında yok olmaya mahkum edilmiş, bataklık içinde bir Türkmen köyünün, çoğu kasabada olmayan üretim ve bilgi açısından zirveye ulaşması. Erkek, kadın ve çocuk herkesin yetiştirilmesi, yetişmesi.

Şimdi bile o kadar ihtiyacımız var ki. Hayal etmek bile o kadar iyi geliyor ki. İçinizdeki durağan enerjinin hareketlendiğini hissediyorsunuz. Aslında bu enerji hepimizin içinde saklı. Köyden, kasabaya, kasabadan illere ve tüm mümlekete çalışmak, üretmek, kazanmak, dürüst olmak, adaletli olmak bize öyle yakışır ki. Şu idealist öğretmenlerden içimizde o kadar çok ki. Okuyun siz de göreceksiniz ve keşkeleriniz geleceğe olan ümitlerinizi kuvvetlendirecek.
437 syf.
·24 günde·Puan vermedi
Harika bir kitap. Emekli bir öğretmenin hatıraları... Atandığı bir köyde yeniden doğuşu...Bir öğretmenin neler yapabileceğini, nelere vesile olabileceğine şahit oldum. O sadece yolu gösterdi ,köylünün uyuyan duygularını uyandırdı, uyuyan imkanları uyandırdı. Uyuyan duygular ve imkanlar da toprağın uyanmasına vesile oldu. Toprak uyanırsa neler olabileceğini okuyun ve görün.
Kitapta önemli bulduğum bir mesaja değinmeden geçemeyeceğim. Kötü gözüken, kötü olan şeylerden hep kaçıyoruz. Kaçmak yerine güzelleştirmeyi denemiyoruz. Bu bir yer olabilir, bir insan olabilir, her şey olabilir. Kaçma, güzelleştirmeyi dene! Ekmeksizköy öğretmenin yaptığı şey de buydu. Evet ilk başta ekmeğin bile zor bulunduğu bir bataklığın köşesi ona kötü göründü, kaçmayı düşündü ama kaçmadı. Zor olanı seçti. Sonra yeniden doğdu ve birçok kişinin yeniden doğmasına vesile oldu.
İnsanların, kendinden binlerce yıl önce yaşamış olan insanlarla aralarında bağıntılar kurabilmeleri ne güzel şeydi...
Şevket Süreyya Aydemir
Sayfa 232 - Remzi Kitabevi 4.Baskı 1975
Çünkü bence zerdali, bozkırın en vefalı meyve ağacıdır. Vatanı bozkırdır. Bozkır insanı gibi, susuz, kireçli, fakir topraklar üstünde yaşar. Bozkırın yeşil bayrağı zerdalidir.
Şevket Süreyya Aydemir
Sayfa 337 - Remzi Kitabevi 4.Baskı 1975
Bu dünyada herkesin bir benliği, bir kişiliği vardır. Herkes bir işe yaramak ister. Herkes bir işe yarar. Eğer bir insan kendini küçük,faydasız görüyorsa,bu belki de onun suçu değildir. O da bir iş yapmak, o da bir iş başarmanın gururunu duymak istemez mi?
Yaşamak ne güzel? İnsanların yaşamaları, çalışabilmeleri, çalışmalarının, düşünmelerinin ve hayallerinin mahsullerini devşirebilmeleri ne güzel?..
Şevket Süreyya Aydemir
Sayfa 447 - Remzi Kitabevi 4.Baskı 1975
Din de, mektep de, cami de; bütün toplum müesseseleri de hepsi insanlar içindir. Eğer insanların içinde kendimizin bazı değerleri taşıdığımıza inanıyorsak, bu değerleri halkın hayrına kullanmalıyız ...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toprak Uyanırsa
Alt başlık:
Ekmeksizköy Öğretmeninin Hatıraları
Baskı tarihi:
Eylül 1963
Sayfa sayısı:
455
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751401618
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitapevi
Ekmeksizköy Öğretmeni, dünyanın her tarafına yayılmış binlerce, milyonlarca adsızdan biridir. O da başkaları için çalıştı. Ama kendisi için yaşadı ve kendisiyle doydu.

Kitabı okuyanlar 62 okur

  • Gizem Özdemir
  • Ebru Atlas
  • Mir'ât-ı Cünûn
  • KaplanınGelini
  • Meryem Yıldız
  • N.Kurthan
  • Özde
  • Şeyda Ergüven
  • Ehl-iKıraat
  • Nazire Kara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%9.1
18-24 Yaş
%9.1
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%36.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.4
Erkek
%51.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (7)
9
%19 (4)
8
%33.3 (7)
7
%9.5 (2)
6
%0
5
%4.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0