Zaman bana da bir nehir gibi geliyor. O nehirde yüzüyorum. Sular akıyor ama hangi damla arkamda, hangi damla önümde; nehir mi daha hızlı akıyor, ben mi; su önüme mi geçiyor, arkamda mı kalıyor anlayamıyorum. Gerçek olan tek şey sonsuz bir akış.
İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor...
Her zaman istediğim bir şey var. Benim ona ihtiyacım olduğu zamanlarda yanımda onun olması. Fakat o nerede?
Bazen gerçekten birine çok ihtiyaç duyuyorum. Sakın "Aman daha yaşın için biraz erken. Daha önünde çok zamanın var." diye düşünme. Çünkü yaş diye bir şey olamaz. Ben ne zaman bir insana (yani ona) ihtiyaç duyuyorsam, kendimi biriyle bütün olarak düşünebiliyorsam, işte o zaman zamanı gelmiş demektir.