Rus dos duoradores'ten imkansız'a doğru çekip gitsem... Şu büroda bilinmeyen'in karşısına dikilsem... Ama bunların akıl ile bizim var olmuş olduğumuzu anlatan büyük kitap ile yolu kesişse.
Bedenimizi nasıl yıkıyorsak, yazgımızı da öyle yıkabilmeli, çamaşır değiştirir gibi hayat değiştirebilmeliydik.-yemek yediğimizde ya da uyuduğumuzda olduğu gibi varlığımızı sürdürmek için değil, tam olarak temizlik adı verilen, bizden doğup ayrılmış olan saygılı davranış bunu gerektirdiği için.
Öyle anlar oluyor ki sıradan yaşamın her ayrıntısı, yalnızca varlığıyla bile ilgimi çekiyor, her şeyi açık seçik okuyabilme derdine düşüyorum. Böyle durumlarda - Viera'nın ,Sousa'nın tasvirleri hakkında söylediği gibi- sıradan olandaki benzersizliği görüyorum ve bu ruhla şair oluyorum; Yunanlılarda şiirin zihinsel aşaması bu ruhun eleştirilmesiyle başlamıştı.
Sebep her zaman çevremde bulunan insanlar, beni tanımayan ya da ancak benimle olan temasları ölçüsünde ve günlük teranelerle tanıyan insanlar -ruhumun boğazına sarılıp orada , etimde bir tiksintinin düğümlenmesine yol açanlar onlar.Hayatlarının , benim hayatımın benim hayatımın en dıştaki katmanına paralel iğrenç tekdüzeliği, benzerlerin olduklarına içtenlikle inanmaları- sırtıma forsa kıyafetlerini geçiren, beni bir hapishane hücresine tikan düzmece bir varlık, bir dilenci yapan işte bu insanlar.