Tatmin edici olan senin yaptığın işten keyif alman, tüm enerjini onun içine koyman, başka birisi olmak istememen, olmak istediğin şeyin bu olması, doğanın bu dramda sana oynaman için verdiği tirat için aynı fikirde olman ve onu bir başkan ya da bir imparatorla değiştirmeye istekli olmamandır. Gerçek zenginlik budur. Gerçek güç budur.
Bir ülkenin cumhurbaşkanı olmayabilirsin, bir başbakan olmayabilirsin, Henry Ford olmayabilirsin ama buna gerek yok. Çok iyi bir şarkıcı olabilirsin, güzel bir ressam olabilirsin. Ve ne yaptığının önemi yoktur... Çok muhteşem bir ayakkabıcı olabilirsin.
Ve sen şayet gül goncasına,"Sen nilüfer haline gelmek zorundasın"—ve elbette nilüferler büyüktür ve güzeldir—fikrini aşılamaya başlarsan sen sadece bu goncanın asla nilüfer üretememesine yardımcı olacak bir yanlış koşullandırma yapıyorsun. Ve ayrıca onun tüm enerjisi yanlış bir yola yönlendirilecektir. Böylelikle o gül bile üretemeyecektir. Çünkü o gül yapacak enerjiyi nereden bulacaktır? Ve nilüferler, güller olmayınca elbetteki bu zavallı gonca sürekli olarak boş, hayal kırıklığına uğramış, değersiz, çorak hissedecektir.