Instagram’da @ farawaycomet hesabından beni takip edebilirsiniz :)
Okuduğum kitapları ve analizlerini paylaşıyorum.
Daha detaylı kitap analizlerimi ve alıntıları ise medium hesabımda bulabilirsiniz :):):)
“Ben peri masallarını severim. Meslektaşlarımın her ikisi de yanılıyor. Biri inancı yok etmek istiyor, diğeri kuşkuyu. Anlayamadıkları şey şu ki, insanın insan olmak için hem inanca hem de kuşkuya ihtiyacı var. Onlar mutlaklık arıyor; bense diyorum ki mütereddit olmak nimettir. Mutlaklık donuk zihinlerin eseridir. Arayışlar ve kafa karışıklıkları ise zekâ belirtisidir. Bir mutlaklıktan bir başka mutlaklığa, bir katılıktan bir başka katılığa savrulmak zorunda değiliz. Bir üçüncü yol daha var! İkilemlerin arasında bir başka diyar. Orada buluşabiliriz”
“İnsanlar yanıtları sorulara tercih ediyor; netliği kafa karışıklığına. Ateistler de öyle bir bakıma. Tuhaf ama Tanrı hakkında bilgimiz son derece sınırlı olduğu halde ne kadar az insan kalkıp da ‘Bilmiyorum’ diyebiliyor. Etrafımız hep “çok bilenler”le dolu. ‘Emin değilim, karasızım, hâlâ arıyorum’ diyen kimseye rastlamadım daha. Bir tek ben varım galiba”
“Asla bir yere demir atma. Adresin değil, sadece ayak izlerin olsun bu dünyada. Ne demiş İbn Arabi? Bizimkisi ‘aşk kervanı’; o kervan ne yöne giderse biz de peşinden. Yerleşme, kök salma, oldum ya da buldum sanma. Hiçbir gettoya, kolektif kimliğe, cemaate, cemiyete, aşirete ait olma. Hepsi yanıltır, şaşırtır. Sen yalnız ol. Bir başına. Varmak değil, gitmek. Sadece gitmek…”
“Kadınlardan gözlerini devamlı yere dikmeleri bekleniyordu bu kültürde. Namus mesajları vermek için, mümkün olduğunca başını öne eğmeliydi cins-i latif…Velhasıl nasıl oluyor da kadınlardan aynı anda hem başlarını öne eğip, hem de gözlerini dört açmaları bekleniyordu, anlamış değildi Peri”