Bilmeyen ne bilsin bizi،bilenlere selam olsun... YEmre
من لم يذق لم يعرف
Ummazsan küsmezsin, Küsmezsen kızmazsın, Kızmazsan bu alemde
geçinemeyecek ne var?
Mehmed Zahid Kotku
"...Bu dünyada bu makamlara ulaşmak için çaba sarf edileceğine neler için
dövüşülüyor..."
(Tarikat ile ilgili ince meseleler anlatıldığı için bu kadarı ile yetinilmistir)
"...Müride başlangıç halinde uzlet gereklidir. Büyük Şeyh Efendi İsmet
Garibullah Hazretleri de buna işaret ederek buyuruyor ki:
"Ey mürid! Gel, bu cihanda köşeye çekil, adam oluncaya kadar dünyanın
ışığını görme, adam olunca çıkarsın ortaya. Vaktini ibadet ve tefekkürle geçir..."
Üniversite okumayan medreseliler üniversite okuyanlara oranla çok daha derin çok daha kültürlü çok daha bilgili ... Bize yanlış öğretmişler biz de inanmışız...
Beyt 232
"...Ne yazık ki Kur'an'ı bilenler, Kur'an'ı bildiklerinden dolayı sürûrlanmıyorlar,
ferahlanmıyorlar, rahatlamıyorlar. Dünyevî ilimleri bilenlerin karşısında
eziklik duyuyorlar. Elinde Kur'an nimeti olan, onu nimet bilmiyor.
Bu dünyada Kur'an ehlinden daha aydın, bilgili, münevver var mıdır? Yok, lâkin
Kur'an ehli az, öbürleri habis de olsa çok oldukları için yüksek gibi görünüyorlar
Bütün dünyanın üniversitelileri toplansa yerden tek bir yeşil ot bitiremezler fakat
genelde onlar beğenilip seviliyor. Vallahi billâhi bu cehalettendir. Bak yemin ettim size"
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu: "İşlerde zorluğa
düştüğünüzde kabir ehlinden yardım talep edin." (Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, No:213,1/85)
من زار قربي وجبت له شفاعيت:Bir Hadis-i şerifte şöyle buyrulur
"Kim benim kabrimi ziyaret ederse, ona şefaatim vacip olur. " (Dâre Kutnî, Sünen, 2/278)
O halde O'nun dostlarının kabrini ziyaret edene de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellenı) in
şefaati vacip olur.
En hayırlı amel Allah-u Tealâ Hazretleri'nin dostlarının birisinin huzurunda bir koyun
sağacak kadar olsun durmaktır.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (Kuddise Smuhu) Mesnevi adlı eserinde; Allah dostları ile bir oturuş
bin sene riyasız ibadetten daha efdaldir, buyuruyor.
Çünkü işlerin bir vasıta ile görülmesi, adet-i ilâhiyyedendir. Vasıta, Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) dir. O’ndan sonra da O'nun dostlarıdır).
Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur: اهلل خزاءن مؤمن قلب "Müminin kalbi Allah'ın hâzinesidir."
Başka bir hadisi-i şerifte: الرمحن عرش املؤمن قلب "Müminin kalbi, Arşu'r-Rahmandır."
Diğer başka bir hadisi-i şerifte de: اهلل بيت املؤمن قلب "Müminin kalbi Beytullah'dır."
buyurulmuştur.
(Büyük şeyh Efendi bir beyitte şöyle buyurur:
Saray-ı seyr-i sırrullah gönüldür. Yabanda gezme şehrâh yar gönüldür.
Hakikat vasline hangâh gönüldür. Azim dergâhı sırrullah gönüldür.
Bu bendlerden geçüp Hakk'a gidelim. Cemali ba kemale seyridelim. (Sahife: 50)
Kalp ayna gibidir. Oraya bakıldığında, bakan Rabbinin يف القلب كاملرأة اذا نظر فيها يرى جتلى ربه و يشاهده
tecellisini görür ve müşahede eder."