18 serilik Isaac Asimov kitap külliyatının sonuna geldik
10/10
·488 syf.··
2026 10. kitabı
--- **ASIMOV’UN VAKIF SERİSİ BİTTİ koskoca 18 kitaplık Isaac Asimov külliyatını *Vakıf İleri* ile bitirdim. Kitabın bilimkurgu dünyası, Roma İmparatorluğu ve bugün yaşadığımız dünya arasındaki o dehşet verici bağı tek bir mesajda özetliyorum: 1. Roma İmparatorluğu Bağlantısı (Geçmiş): Asimov bu seriyi yazarken bildiğin Roma’nın çöküş tarihinden (Edward Gibbon) ilham aldı. Galaktik İmparatorluk = Roma İmparatorluğu. Trantor = Roma şehri. Hari Seldon ise imparatorluğun yıkılacağını öngören ama barbarlık dönemini (Karanlık Çağ) kısaltmaya çalışan bir vizyoner. Asimov bize diyor ki: "İnsanlık ne kadar büyürse büyüsün, Roma’nın düştüğü kibir ve hantallık tuzaklarına düşer." 2. Günümüz Dünyası (Bugün): Kitaptaki Psikotarih (milyarlarca insanın davranışını matematiksel olarak tahmin etme bilimi) bugün bize çok tanıdık. Asimov bunu 1940'larda hayal etti, biz bugün buna Büyük Veri (Big Data) ve Yapay Zeka algoritmaları diyoruz! Sosyal medya şirketleri ve devletler, kitlelerin bir sonraki adımını tahmin etmek için tıpkı Hari Seldon gibi veri analizi yapıyor. Tek farkımız, bizim henüz bir Seldon Planımız yok, sadece tüketim çılgınlığımız var. 3. Bilimkurgu Dünyası (Gelecek): *Vakıf İleri* aslında bir "son" değil, her şeyin nasıl başladığını (Seldon'ın gençliğini ve çöküşün ayak seslerini) gösteren bir döngü. Asimov’un evreninde ne uzaylılar var ne de mistik güçler; sadece insan doğası var. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin (ışık hızı seyahatler, robotlar, devasa galaktik şehirler), insanın güç arzusu, bürokrasi ve toplumsal çürüme hiç değişmiyor. Özetle: Asimov bize geleceğin masalını anlatmadı. Geçmişin (Roma) hatalarını alıp, bugünün (veri/teknoloji) araçlarıyla geleceğe yansıttı. Muazzam bir vizyon, kesinlikle ölmeden önce okunması
Vakıf İleriIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 2021970 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 6. kitabı
KESİN TEMASSIZLIK VAR / ONUR GÖKŞEN Sevgili dostum Olga Söner'in keyifli bir bayram geçireyim diye gönderdiği Onur Gökşen'in "Kesin Temassızlık Var" adlı kitabını okudum. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Onur Gökşen, 2018'de bankacılığı bırakıp yazmaya daha çok vakit ayırmaya karar vermiş. Ali Baba ve 7 Cüceler filminde Cem Yılmaz'a senaryo asistanlığı yapan Gökşen, 2014'ten beri Ot Dergi'de yazmakta ve iki senaryo çalışması bulunmakta. Ayrıca Cem Yılmaz'ın Ali Baba Ve 7 Cüceler, Arif v 216 ile Deli filmlerinde ufak rolleri bulunmaktadır. Kitapta bir bölümü arka kapakta da olan <" Onur Gökşen ve Edebiyatı" Veyahut "Hayatı Ve Eserleri"> başlıklı Cem Yılmaz'ın giriş yazısı bulunmakta, tabii Yılmaz tarzı bir yazı. Gökşen kitabını "Canım kardeşim Mert'e..." diyerek ona ithaf etmiş. "Veli Toplantısı" başlıklı yazının bir yerinde : "Sokakta maç yapmak varken niye Gauss yöntemini öğrenecektik ki? Bana neydi divan şiirinden 13 yaşında, sınıfa o sene gelen güzel bir kızın mavi gözlerini düşünmek varken?" diyor!!! Gökşen ile 6 yaş farkımız var (ben ablayım ) O dönemde müfredat değişmediği için bahsettiği Gauss Yöntemi ne ola ki??? Araştırdım tabii ki, internette yazdığına göre; Gauss yöntemi (Gauss Eliminasyonu), lineer denklem sistemlerini çözmek için kullanılan, matris satır işlemleriyle katsayılar matrisini üst üçgensel forma dönüştüren temel bir matematiksel algoritmadır!!! Daha fazla okuyunca gördüm ki aslında Gauss Yöntemi bizim 'satır azaltma' olarak öğrendiğimiz yöntemmiş... Teknik terimlerle boşuna kafa karışmış "Uzay Gemisi" adlı bölümde ise; "Çocuklukta her şey farklı, çünkü kimse senin hayal gücüne ket vuramıyor.", "Bir çocuğun hayal gücüyle hiçbir yetişkin baş edemez." cümleleriyle çocukluğu kısa, öz biçimde tanımlayarak çok güzel ifade etmiş. Gökşen, 80'li
Kesin Temassızlık Var!Onur Gökşen · İnkılap Kitabevi · 201920 okunma
Reklam
1984 ve ben
Puan vermedi·352 syf.··
2026 1. kitabı
·
231 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 15:30
Yaklaşık 3 veya 4 yıldır 10. Kez başlayıp en sonunda bitirdiğim kitap. Garip çünkü bu kitap benimle 4 defa yolculuk yaptı 2 kez denize gitti ( deniz suyu bile bulaştı ) ama en sonunda bitirmeyi başardım. Kitap hakkında konuşacak olursam sanırım ana karakterden bir farkımız yok nasıl yok günlük hayatta sürekli çalışıp az zamanda çok şey yapıyoruz. Üstüne çalışan veya okuyan bir insansanız benim gibi durum içler acısı o yüzden kitaba baya bağlandığımı söyleyebilirim benzer yönlerimiz çok, okuma alışkanlığımı belki mahvetti kitaba suç atmak doğru olmaz gerçi ama bunu sonunda bitirmeyi planlıyorum. İyi günler dilerim kendinize popüler davranın…
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Bütün insanlar günü belirsiz bir ölüme mahkûmdurlar..
Puan vermedi·120 syf.··
2026 1. kitabı
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Yazarın diline, üslubuna, kitabın akıcılığına yorum yapmaktan ziyade bana hissettirdiklerini anlatmak istiyorum. Derler ki iyi gördüğün şeylerde senden yukarıdakileri seyret ki daha iyi olmak için çaban artsın. Kendinde eksiklik gördüğün bişey varsa, o da bir başkasına göre fazlalıktır. Onu gör ki; elindekinin farkında olasın. Kitap için sözlerime burdan başlamak istedim çünkü aldığım nefesin dahi kıymetini hissettirdi en çok bana. Milyarlarca gelip giden konup göçen insan ömrüne nispetle ömrümüz bir an gibi. Yazarın dediği gibi hepimiz aslında günü belirli ama bizim bilmediğimiz bir ölümün mahkumuyuz. Nefes alıp verebildiğimiz her an çok kıymetli ve biz yaşam telaşı içinde öyle küçük şeyleri dert ediniyoruz ki.. İdam mahkumunun çocuğu ile karşılaştığı anları, çocuğunun ondan bir yabancı gibi çekinmesini gözümde canlandırdığımda çok etkilendim. Ayrıca idama mahkûm olmuş ölümü bekleyen birinin gözünden diğer insanların umursamazlığını, devam eden yaşam telaşlarını izlemenin zorluğunu bir nebze de olsa hissettim. Kitap okudukça kitapların insana farklı dünyaları yaşatabildiğini farkediyor insan. Sanki kaç kitap kahramanının gözünden baktıysan dünyaya, o kadar çok yaşayabilirsin gibi şu kısacık hayatta. Kitaptaki mahkumdan çok da farkımız yok. Hepimiz geçiciyiz ve takriben 100-200 sene içinde bizi bilen insan dahi kalmayacak dünyada. Tek çaremiz var iyi insan olabilmek. İyi olmayanın zindana ihtiyacı yok ölüme mahkum. İyiler zaten ölmez.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma
10/10
·352 syf.··
2026 5. kitabı
Ben küçükken "bir kitabı iki kere okumak zaman kaybıdır" kolpasını sıkan kimdi acaba, küçüktüm ve sorgulamadan inandım. Bu kitabı da çok eskiden okumuştum ve hiçbir şey anlamadan bitirmiştim. Bir gün evde okuyacak kitap kalmayınca açtım okudum kitabı bir kez daha ve kitabın gercekliğinde, sayfaların içinde kendimi kaybettiğimi sanıyorken kitabın sonunda kendimi bulmuştum. Kitap, devletin yürüttüğü politikayı eleştiren ve son derece realist olan bir eser. Bence bugün de bizim bu kitapta anlatılanlardan pek de bir farkımız yok. Kitabın içeriği hakkında çok şey söylemek istiyorum ama spoiler vermekten kaçınıyorum, okumadıysanız eğer. Kitap siyasi bir eser olduğundan dolayı okurken sıkılacağınızı, zihninizi yoracağını düşünüyorsanız da yanılıyorsunuz. Anlatım sade, gayet akıcı böylece verilmek istenen mesajı rahatlıkla kavrayabilirsiniz.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
10/10
·160 syf.··
2026 16. kitabı
Doğduğumuz dünya ile anne olduğumuz dünya her ne kadar aynı olsada, çocuklarımız ile çağ farkımız çok belli maalesef. Bizim çocuk olduğumuz zamanlardada annelerimizin endişeleri vardı elbet ama herkesin birbirini tanıdığı mahalle kültüründe çocuk yetiştirmek sanırım bu zamandan daha kolaydır. Evlatlarımızın evlerinde bile güvende olmadığı bir zamanda anne olmak gerçekten cok zor. Kitabı okurken sürekli kendi davranışlarımı gözden geçirdim ve çok şükür dedim. Maalesef dijital dünya hayatımızın büyük kısmını ele geçirmiş durumda. Özellikle çocuklarda cinsiyeti ve ahlakı bozmak icin o kadar büyük yatırımlar yapılıyor ki aklımız hayalimiz durur. Popüler şarkılarla, fenomenlerle ve saçma dizi filmlerle çocuklarımızın algılarını bozmak icin hic bir masraftan kaçınmıyorlar. Bizlere çok buyuk görevler düşüyor, yol uzun, işimiz zor. Rabbim bizleri muvaffak etsin. Neslimizi Efendimizin yolundan ayırmasın. Duanın çok büyük kalkan olduğunu hepimiz biliyoruz. Evlatlarımızı bu bozuk düzene yem etmemek için bizler elimizden geleni yapacağız inşallah. Kitapta en cok üzüldüğüm konu yurtdışında cinsiyet değiştirmenin bu kadar kolay olması. Psikolojik destek alması gereken çocuğun bir daha geri dönüşü olmayan hormon tedavilerine maruz kalması o kadar korkunç ki. Türkiye'de yaşadığım için şükrettim. Rabbim kötülere fırsat vermesin
Cinsiyeti Terk EtmeŞöhret Karaduman · Hayy Kitap · 202438 okunma
Reklam
Reklam