Ömer Faruk ÖZCAN

Avrupa'da Türk imajı
Avrupa'da Türk İmajı 16. yüzyılda özellikle İtalya, Almanya ve Avusturya'da Türkler'le ilgili imaj, bitip tükenmek bilmeyen savaşlar ve Osmanlılar'ın durdurulamaz ilerleyişinin verdiği dehşetle oluştu. Türklerin ilerleyişinin bir türlü durdurulamaması ve savaşlarda ardı ardına başarısız olunması Avrupa'da "Türkler'in yenilmez" olduğu anlayışını doğurdu. Din adamları Türkler'in, işlenilen günahlar sebebiyle Allah tarafından gönderilmiş bir ceza, Tanrı'nın gazabı veya laneti olduğunu söylüyorlardı. Osmanlılar, Tanrı'nın kırbacıydı. Bu yüzden Avrupa'da "Türkler'e karşı savaşmak Tanrı'yla savaşmaktır" diyenler çıkmıştı. Avrupalılar üzerinde öyle bir yılgınlık havası doğmuştu ki, bu dünyanın Türkler'in, ahiretin ise Hristiyanlar'ın olduğu söyleniliyordu. Türk korkusu tam bir kâbusa dönüşmüştü. Osmanlılar'ın ilerlemesi yaklaşan kıyametin habercisiydi.
Sayfa 134 - YEDİ TEPE YAYINLARI·Kitabı okudu
Reklam
MEKTUPLAŞMA(AŞKINI İLAN ETMEDE YOL)
MEKTUPLAŞMA(MESAJLAŞMA) İki sevgili arasında uyum sağlandığında bunu mektuplaşmalar takip eder. Ama mektupların birçok sakıncalı yönleri vardır. Ben bu pozisyondaki bazı insanların mektupları hemen yırttıklarını, sonra yazıların silinmesi ve geride bir iz kalmaması için suyun içine attıklarını gördüm. Nitekim mektuplaşmalar pek çok skandala neden olmuştur. Bununla ilgili şu şiiri yazdım: Mektubunuzu yırtmak bana ölüm bugün Ama hiç kimse aşkı bitiremez, bu kesin Sevgi kalsın istedim, silinsin mürekkep Çünkü bütün ayrıntılar öze tabidir hep Uğrunda canlar verildi pek çok name Yazan parmaklar öleceklerini bilmedi Mektubun şekli ne kadar zarif olsa yeridir ve en kibar tarzda yazılmalıdır. Mektup: İster görüşememe, ister utanma duygusu, ister saygıdan dolayı düşüncelerini ifade edemediğinde insanın başvurduğu bir dildir bazı zaman. Evet, mektubun sevgiliye ulaşması ve sevgilinin ona dokunup okuduğunu bilmek dahi sevene mutluluk verir.
Sayfa 71 - İLGİ KÜLTÜR SANAT YAYINLARI·Kitabı okuyor
SÖZ İLE İMA ETMEK (AŞKINI)
Bir delikanlı ve bir genç kız biliyorum. Seviyorlardı birbirlerini. Bir defasında delikanlı, kızla buluştuklarında yasak olan bir şeye kalkıştı. Bunun üzerine kız, "Vallahi, kalabalık bir ortamda senden açıkça şikayetçi olur ve seni rezil ederim," dedi. Birkaç gün sonra, sultanın adamlarının, devlet ricalinin ve halife hanedanının katıldığı bir toplantıya gitmişti kız. Çok sayıda dedikoducu kadınlar ve hizmetçiler vardı orada. Delikanlı da oradaydı, çünkü devlet başkanının akrabasıydı. O kızdan başka şarkıcılar da vardı. Sıra kıza gelince, udunu akort etti ve şu eski beyitlerle şarkı söylemeye başladı: Ayın on dördü gibi bir ceylandır o Bulutlardan çıkan bir güneş gibidir o Yorgun bakışlarıyla kalbimi esir aldı Fidan boyu karşısında dallar kırıldı Bir âşık gibi itaat edip boyun büktüm Gururumu hiçe saydım bir tutkun gibi Helâl yolla gel bana, kurbanın olayım Yasak bir aşk yaşamak istemiyorum Ben ne demek istediğini anladım ve şunu söyledim: Şu azara, haksız şikâyete ne demeli ki Zalim bir hakem ve rakipten geliyor Başına gelenlerden yakınıyor ama Derdini yalnız suçladığı kişi biliyor
Sayfa 64 - İLGİ KÜLTÜR SANAT·Kitabı okuyor
SÖZ İLE İMA ETMEK(AŞKINI)
Kuşkusuz her arzulanan şey için, ona on doğru ilk adımı atmak ve ona ulaştıran bir vesile aramak kaçınılmazdır. Çünkü arzu ettiği şeyi vasıtasız yaratabilen yalnızca âlimlerin âlimi Yüce Allah'tır. Bağ kurmak isteyenlerin ve aşıkların duygularını sevgililerine açmada kullandıkları ilk yöntem söz ile imâda bulunmaktır. Bu; şiir okuyarak, bir özdeyiş ya da beyitle göndermeler yaparak, bilmece sorarak ya da ince anlamlı sözler söyleyerek olabilir.
Sayfa 63 - İLGİ KÜLTÜR SANAT·Kitabı okuyor
GÜNÜMÜZDE MORİSKO KELİMESİ ve KİTABIN KONUSU
Günümüzde morisco kelimesi çok sınırlı bir sosyal grubu diğer Müslümanlardan ayırmak için kullanılmaktadır. Özetle Romalıların bir bölge halkı için kullandığı kelime Müslümanların Kuzey Afrika'dan İspanya'ya girmelerinden mütevellit(sebebiyle) önce Arap ve Berberi tüm Müslümanlar için kullanılmış, daha sonra da Hristiyanlığı terk edip Müslüman olmuş Latin kökenli insanlar da aynı şekilde tanımlanmıştır. Yaşanılan trajik olaylarla birlikte kelime sosyal derinlik kazanmış; ırkı, rengi ne olursa olsun acı tecrübelerle ötekileş/tiril/en bir grup insana verilen Morisko adı Türkçe ifadeyle Arap ve Berberîler için "gavur", İspanyol Müslümanlar için de "zındık" kelimelerinin karışımı bir anlama bürünmüştür. Günümüzde Moro / Moor / Maure; Mali, Sri Lanka, Filipin, Senegal ve Moritanya'da yaşayan halklar için halen kullanılmaktadır. (Özdemir, Moriskolar) KİTAPTAKİ (BAHSEDİLEN) ANLAM: Müslümanların hâkimiyeti altında yaşayan Müslümanlar: Müslüman. Hristiyanların hâkimiyeti altında yaşayan Müslümanlar: Müdeccen. Müslüman gibi davranan ama Müslüman olmayan Hristiyanlar: Muzarebe. Zorla Hristiyan oldukları için Hristiyan gibi yaşayan Müslümanlar: Morisko
Sayfa 17 - İNSAN YAYINLARI·Kitabı okudu
Reklam