İbn Abbas şöyle dedi: "Ali'nin, Allah'ın diniyle ilgili bir hususta insanları hakem yapması hakkında görüşünüze gelince ben size Allah'ın Kitabından bu görüşünüzü çürütecek ayetler okursam görüşünüzden döner misiniz?" Onlar "Evet" dediler. Bunun üzerine İbn Abbas şöyle dedi: "Allah Teala kendi diniyle bir hükmü insanlara bırakmıştır. Nitekim O, (ihramlıyken avlanan) tavşan(vb. hayvanlarla) ilgili olarak şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! İhramlıyken av hayvanlarını öldürmeyin. Sizden kim kasten bir av hayvanı öldürürse bunun cezasıi öldürdüğü (av) hayvanına denk bir ehli hayvan kurban etmesidir ki buna içinizden iki adil kişi hükmeder." (Maide, 95) Allah, karı koca hakkında şöyle buyurmuştur: '(Ey veliler!)Şayet karı ile kocanın aralarının tamamen açılmasında endişe ederseniz o zaman(aralarını bulmak için onlara) hem erkeğin ailesinden hem de kadının ailesinden birer hakem gönderin.' (Nisa, 35) Şimdi Allah'a yemin verdirerek size soruyorum: İnsanların aralarını bulmak ve canlarını korumak için hüküm vermek mi daha önemlidir, yoksa değeri çeyrek dirhem olan bir tavşan ve karı(koca) hakkında hüküm vermek mi? Sizce hangisi daha önemli?"
Hariciler, "Elbette canların korunması daha önemli" dediler. Bunun üzerine İbn Abbas, "Bu sorunuzu cevaplamış oldum mu?" diye sordu. Onlar da "Evet" dediler.
İbn Abbas şöyle devam etti: "'Ali savaştı ama esir ve ganimet almadı' sözüzünüze gelince, şimdi söyleyin bakalım, siz anneniz Aişe'yi savaş ganimeti olarak alır mısınız? Eğer 'O bizim annemiz değil' diyecek olursanız vallahi İslam'dan çıkmış olursunuz. Yok, eğer '(onu cariye olarak esir alıp) ırzını helal sayarız' diyecek olursanızi yine İslam'dan çıkmış olursunuz. İki durumda da dalelettesiniz demektir. Çünkü Allah Teala şöyle buyurmuştur: 'Peygamber, müminlere kendi