Şükür, var olan her şeyin nimet olduğunu bilmekle bilinçlesir ve şükreden kişi nimete değil nimeti verene yönelmiş olur. Böylece kalbimiz bütün yaratılmışlar için iyilik düşünmeye, dilimiz Allah'a minnettarlığını ifade etmeye, organlarımız da verilen nimetleri O'na itaat sayılacak şekilde kullanmaya yönelir. Bu bakimdan her azamizin görevli oldukları hususlarda şükretmesi üzerine borçtur. Söz gelimi gözün şükrü başkalarnda görülen kusuru örtmekle, kulağın şükrü duyulan kusurları ifşa etmemekle, ayağın şükrü hayırlı yerlere yürümekle, midenin şükrü haram yememekle yapılabilir. İnsanın bu konudaki sorumluluğu onun organını iyi ve güzel şeylerde kullanmak ve kötülüğe kapı açacak şeylerden uzak tutmakla tamamlanmış olur.