Bir liderle kurulan ilişkinin, onu anmakla ya da adını tekrar ekmekle sınırlı olduğu düşünülmemelidir. Asıl belirleyici olan, o liderin çizdiği hattın nasıl kavrandığı, hangi ilkelerle birlikte taşındığı ve bugüne nasıl tercüme edildiğidir. Bu yüzden burada söz konusu olan şey, basit anlamda bir okuma faaliyeti değildir. Mesele, bir liderin ortaya koyduğu yön duygusuyla yüzleşmek ve bu yönün bugünkü karşılığını ciddiyetle tartmaktır. Böyle bir yüzleşme insanı rahatlatmaz. Aksine, insanı buludunduğu yere dair sorularla baş başa bırakır...