Şunu da belirtmekte yarar var:
İçtihat veya fetva, ister korsan şekilde gerçekleşsin, ister klasik kurallara uyularak ortaya çıkarılsın, doğruluk ve yanlışlıkları açısından sadece sorumlularını bağlarlar. Bunların yanlış, kötü, hatta korkunç olmalarından İslâm değil, onları üreten insan sorumludur. O itibarla, inananlar için İslâm, özü ile Tanrı eseri olduğuna göre kusursuzdur. Fakat bunun böyle olması Müslüman insanı, İslâmî olan her şeyi kusursuz bulmaya mahkûm etmez.
İslâmî olan herhangi bir gelişmenin bizzat İslâm'ı bağlaması söz konusu değildir.
O sebepledir ki, geçmişin herhangi bir dönemindeki İslâmî uygulamalarla ilgili haklı veya haksız olumsuzluklardan yola çıkarak İslâm'in özü ve geneli hakkında yargıda bulunanlar tuhaf bir yanlışa düşmektedirler. Böyle bir davranış, denizdeki kirlilikten ötürü denizi suçlu bulmak gibidir.
Sorumlu olan insandır.