Fatih İlbay

Fatih İlbay
@fatihilbay
İşletme
Meslek Lisesi
Münih
Münih, 6 Aralık 1978
27 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Denn nicht alle Wahrheiten sind für alle Ohren bestimmt, nicht alle Lügen sind sofort als solche erkennbar für eine fromme Seele…
Sayfa 53·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Ahlak duyguları; Türklerdeki gibi tabiat şartları ve gelenekleriyle işlenmiş bir toplumda ancak insanlık dilinden anlanır ve buna hürmet edilir. Bu dil konuşulduğu takdirde, öğretimde başarıdan emin olunabilirdi. Meslekteki başarı ile kişinin karakter özellikleri arasındaki modern ayrılık Türkler için henüz bizden daha yabancıdır. Onlar öğretmenin arkasındaki insanı arar - aslında temelde endüstri ülkelerinin gençliği de aynı şeyi aramaktadır. - İnsancıl niteliklerle ufkun genişliği, yabancı ve alışılmamış olana açık oluş birleştiği zaman, yalnızca maddi var oluş imkanı ötesinde dostça ilişkilere yer verilmekteydi, hatta zaman zaman mülteciler Türk halkı içinde huzur verici bir kardeşlik duygusunun mutluluğuna erdiler." Horst Widmann
Sayfa 303·Kitabı okudu
Bir diğer Alman gazetesi Frankfurter Zeitung'un 8 Kasım 1922 tarihli sayısında, TBMM'nin Osmanlı Sultanlığı'na (saltanata) son verişinin ardından, "Kemal Paşa'nın Yeni Türkiye Konusunda Söyledikleri" başlığı altında bir başka ilginç yazı yer aldı. Daily Herald’ın İstanbul muhabiriyle yaptığı bir söyleşide Mustafa Kemal'in, "Yeni Türk düşüncesi, sosyalizmden uzak olmayan bir sistem ile idare edecektir. Komünist olduğumuzu söylemiyorum. Milliyetçi olduğumuzdan dolayı, Komünist değiliz. Ben, milliyetçiliğim ile bağdaştığı kadarıyla, sosyalistim. Türkiye, geriye kalmış harabeler üstüne yeni baştan bir ülke kurma çalışmasında, (sisteminin) ana hatlarını ortaya koymak zorundadır!" şeklindeki sözlerine yer verdi.
Sayfa 248·Kitabı okudu
“Türk askeri başka her canlıyı öldürebilecek bir yarayla 15 km uzaklıktaki hastaneye yürür, doktorların ilaç ve cihaz yokluğundan tedavi yapamadıkları kirli ve çok dolu hastanede yatar. Allah isterse iyileşir ve hemen görevine döner veya sessiz ve sakin ölür. Ama ağzından hiçbir şikayet sözü dökülmez..." Helmut Becker
Sayfa 197·Kitabı okudu
Elçi Bey'in Dayısının Kızı Humar Hanım Anlatıyor "Elçi Bey devlet başkanı olduğunda yakın akrabası ve aile ferdi olarak sık sık onun yanında kalırdım. Bey'in ailesi, Almurat'ın Yasamal’daki evinde onun ailesi ile aynı yerde çok sıkışık şartlarda yaşıyordu. Evin her zaman gelen gideni çok olurdu. Çocukluğumuzdan beri Bey'in huyunu iyi bilirdim. O herhangi bir sözden hoşlanmadığı zaman kaşları çatılır, alnı kırışırdı. Bir gün ben ona çok yumuşak bir dille, yine de çekine çekine söyledim; "Kardeş, iki ailenin bir yerde yaşaması çok zor oluyor, çocuk ödevlerini hazırlamakta çok zorluk çekiyor. (çocuk derken, kızı Çilenay'ı kastediyordum) Senin ailen için de bir ev olsa iyi olurdu" Bu sözlerimin onda nasıl bir etki yaptığı yüzündeki ifadeden belli oluyordu, yüzü gözü ekşimişti. Sanki kötü bir şey yapmıştım. Yüzüme baktı, tane tane söyledi; -Öyle günler oldu ki, o evde otuz kişi bir arada kaldık. Peki şimdi, ben devlet başkanıyım diye yere göğe sığmaz mı olduk. Bugün, beş çocuklu kaçkın (Karabağ muhaciri) anayı kabul ettiğimden beri hâlâ kendime gelemiyorum. Onun çocukları çadırda yaşıyor. Çadırlarda yaşayan daha yüzbinlerce çocuk var. Benim çocuklarımın onlara üstünlüğü nedir, onlar yerden mi bittiler?" Ona bu sözleri söylediğime hâlâ da pişmanım.”
Sayfa 270·Kitabı okudu