17. Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işle-
yip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Al-
lah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bi-
lendir, hüküm ve hikmet sahibidir
Medine döneminde inmiştir. 176 âyettir. Sûre, özellikle kadın haklarından,
onların hukûkî ve sosyal konumlarından bahsettiği için bu adı almıştır. “Nisâ”
kadınlar demektir.
176. Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekil-
de zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek
istiyor. Onlar için büyük azap vardır.
. Kim dünya menfaatini isterse, ken-
disine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona
da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
17 . Bu âyette geçen “ümmî” kelimesi tefsir bilginleri tarafından, “zayıf kimseler”, “bilgi-
sizler”, “Kitap ehlinden olmayanlar” şeklinde yorumlanmıştır. Yahudilerin bir kısmı
hak, hukuk ve dürüstlük konularında kendilerini yalnızca kendi dindaşlarına kar-
şı sorumlu tutuyorlar, kendi dinlerinden olmayanlara karşı ise dürüst davranma zo-
runluluğu duymuyorlardı.