Oğuz Atay'ın konu konuyu açan cümleler kurarak sinematografik hikayelerini topladığı bir kitap. İçerisinde özellikle kitaba ismini veren 'Korkuyu Beklerken' hikayesi benim favorimdi. Kendi üzerine psikolojik tespitler yaptığı bu hikayede paranoya ile dolu takıntılı ruh hali beni etrafı uçsuz bucaksız evinin içine sürüklemeyi başardı. Kabul edinmek istenen bir karakter mi, yahut yabancılaşmasından zevk alan ama işler istediği gibi gitmeyen bir aydın mı buradaki?
" Mutlak bir ümitsizliğe düşmek istedim. Belki tam düştükten sonra çıkmak kolay olurdu. Fakat bütün bu düşündüklerimin kelimelerden ibaret olduğunu biliyordum. "